Chasings türkçesi Chasings nedir

Chasings ingilizcede ne demek, Chasings nerede nasıl kullanılır?

Government purchasings : Hükümet alımları. Hükümet tarafından yapılan cari harcamalar ile yatırım harcamalarının toplamı. Devlet alım işleri.

Chasing away : Kovma. Çıkarma. Afaroz etme. Ayrılmasına neden olma. Bırakıp gitmesine neden olma.

Chasing : Avcılık. Takip etme. Takip. Diş kesme. Diş açma.

Absolute purchasing power parity : Mutlak satınalma gücü paritesi. Denge döviz kurunun iki ülkenin fiyat indeksleri oranına eşit olduğunu varsayan hipotez. Satınalma gücü değerdeşliği. İki ülke parası arasındaki denge döviz kurunun söz konusu ülke paralarının yurtiçi satın alma güçlerine göre belirleneceğini açıklayan ve gustav cassel tarafından geliştirilen yaklaşım.

Foreign exchange purchasing document : Döviz alım belgesi. Bankalar ile özel finans kurumlarının kendilerine satılan döviz karşılığında düzenledikleri belge.

Purchasing department : Satınalma kısmı. Satın alma departmanı. Satın alma bölümü.

Purchasing power parity : Ppp. Satınalma gücü paritesi. Satın alma kuvvet paritesi. Satın alma gücü paritesi. Satın alma paritesi. İki ülke parası arasındaki denge döviz kurunun söz konusu ülke paralarının yurtiçi satın alma güçlerine göre belirleneceğini açıklayan ve gustav cassel tarafından geliştirilen yaklaşım. Satınalma gücü değerdeşliği. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.

 

Franchasing : İsim hakkı sözleşmesi. Bir mal ya da hizmetin üretim ayrıcalığına sahip olan işletmenin, başka bir işletmeye bedel karşılığında söz konusu mal ya da hizmeti belirli bir bölge ve sürede üretme ya da satma hakkını vermesine ilişkin sözleşme.

Purchasing power of money : Paranın satın alma gücü. Bir birim paranın satın alabileceği mal ve hizmet miktarı. krş. satınalma gücü değerdeşliği. Paranın satınalma gücü.

Purchasing power index : Satınalma gücünde ortaya çıkan değişmeleri gösteren dizin. dünyanın çeşitli yerlerindeki işçilerin elde ettikleri gelirle kendisinin ve ailesinin gereksinimlerini karşılayabilme derecelerini karşılaştırmalı olarak gösteren dizin. Satınalma gücü dizini.

İngilizce Chasings Türkçe anlamı, Chasings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chasings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Window : Cam. Pencere. Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi. Camekan. Pencere menüsü. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gösteriş. Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Vitrin.

Pursuits : Peşinde olma. Kovalama. İlgi alanı. Uğraş. İzleme. Uğraşı. İş. Gerçekleştirmeye çalışma. Meşgale.

Consecution : Dizi. Peşpeşe olma. Birbirini izleme. Uyum. Birbirini takip etme. Olaylar dizisi.

 

Chase : Peşinde olmak. Yiv. Avlamak. Kovalamak. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve. Peşine düşmek. Kovmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzlemek. Takip etmek.

Chases : Kovalamak. Avlanma bölgesi. Oluk açmak. Hızla geçip gitmek. İzlemek. Peşinde olmak. Kovmak. Av. Avlamak. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve.

Case : Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sorun. Kılıf. Çanta. Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Örnekolay. Mahfaza. Olay. Kutu. Hal.

Indenture : Resmi senet. Senetle bağlamak. Diş diş olma. Senet. Sözleşme kağıdı. Yasal sözleşme. Kontrat. Sözleşme.

Sporting : Av. Sporla ilgili. Dürüst. Spor. Sporcu. Sportmen. Spor ile ilgili. Sportmence. Sportif.

The chase : Peşinde olmak. Hızla geçip gitmek. Kovalamak. Hakketmek. Avlamak. Oluk açmak. İzlemek. Takip etmek.

Chasings synonyms : thomas hastings, room access, chasing, indention, door, gunning, prosecutions, hounding, screwing, shooting, woodcraft, pursuing, tracing, shootings, doorway, indentions, toothing, hunting, tracking, trackings, pursuance, screw cutting, pursuit, threshold, indentures, prosecution, huntings, following, framework, huntsmanship, tracings.