Absolute purchasing power parity türkçesi Absolute purchasing power parity nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- İki ülke parası arasındaki denge döviz kurunun söz konusu ülke paralarının yurtiçi satın alma güçlerine göre belirleneceğini açıklayan ve gustav cassel tarafından geliştirilen yaklaşım.
- Denge döviz kurunun iki ülkenin fiyat indeksleri oranına eşit olduğunu varsayan hipotez.
- Mutlak satınalma gücü paritesi.
- Satınalma gücü değerdeşliği.
Absolute purchasing power parity ingilizcede ne demek, Absolute purchasing power parity nerede nasıl kullanılır?
Absolute : Sade, saf, tam, karışımsız olan, absolüt. Salt. Muhakkak. Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği. Mükemmel. Kati. Saf. Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Absolüt. Sonsuz.
Purchasing : Mübayaa. Satınalma. Satın alma. Seçilmiş alan elektron kırınımı. Alış. İştira.
Power : Etki. Derman. Enerji. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği. İktidar. Nüfuz. Çıngı. Otorite. Güç sağlamak. Kudret.
Parity : Tam eşitlik. Benzerlik. Eşlik. Parite. Denklik. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Yöneysel değişkenleri eksi yapıldığında, işlevin aldığı imi gösteren bakışım niceliği. Değer ya da miktarda eşitlik farklı piyasalardaki mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki eşitlik bk. döviz kuru. Nesneler ile ayna görüntülerinin bakışımlılık özellikleriyle ilgili bir kavram. Değerdeşlik.
Purchasing power parity : Satın alma kuvvet paritesi. Satınalma gücü paritesi. İki ülke parası arasındaki denge döviz kurunun söz konusu ülke paralarının yurtiçi satın alma güçlerine göre belirleneceğini açıklayan ve gustav cassel tarafından geliştirilen yaklaşım. Satın alma paritesi. Ppp. Satın alma gücü paritesi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Satınalma gücü değerdeşliği.
Relative purchasing power parity : Göreli satınalma gücü değerdeşliği. Belli bir dönemden diğerine döviz kurundaki değişmenin söz konusu dönem boyunca gerçekleşen iç ve dış enflasyon oranlarındaki değişmeye eşit olması gerektiğini ileri süren yaklaşım.
Purchasing power parity hypothesis : Satınalma gücü paritesi önsavı.
İngilizce Absolute purchasing power parity Türkçe anlamı, Absolute purchasing power parity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Absolute purchasing power parity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Purchasing power parity : Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Satın alma gücü paritesi. Ppp. Satın alma kuvvet paritesi. Satınalma gücü paritesi. Satın alma paritesi.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Absolute purchasing power parity synonyms : a change in supply, abolition of forced labour convention, ability to pay principle, ability rent, abnormal budget, a shift in demand, a group shares, ppp, appp.

Bu kısımda Absolute purchasing power parity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Absolute purchasing power parity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Absolute purchasing power parity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Absolute purchasing power parity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.