Leavings türkçesi Leavings nedir

Leavings ingilizcede ne demek, Leavings nerede nasıl kullanılır?

Leaving behind : Geride bırakma. Firari kaçma. Terk etme.

Leaving certificate : Diploma (lise). Çıkış belgesi. Tasdikname.

Leaving examination : Belli öğretim basamaklarında bulunan okulları bitirme durumunda olan öğrencilerin, bir diploma ya da derece almak için girdikleri sınav. Bitirme sınavı.

Leaving out : Çıkarma. Silme. Atlama. Hariç tutma.

I am leaving in the afternoon : Akşam ayrılıyorum.

I am leaving on sunday : Pazar günü ayrılıyorum.

I am leaving on thursday : Perşembe günü ayrılıyorum.

I am leaving in the morning : Sabah ayrılıyorum.

I am leaving on wednesday : Çarşamba günü ayrılıyorum.

I am leaving on saturday : Cumartesi günü ayrılıyorum.

İngilizce Leavings Türkçe anlamı, Leavings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leavings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drecks : Pislik (yiddiş). Ucuz. (argo) değersiz şey. Çamur. Beş para etmez. Değersiz. Ivır zıvır. Pislik. Değeri olmayan şey.

Remainder : Geri kalan kısım. Para üstü. Bakiye. Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak. Miras kalan şey. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ünvanın varisi olma hakkı. Döküntü. Kalan.

 

The rest : Artan. Bundan sonrası. Geri kalan. Kalan miktar.

Crapped : Zırva. Bok. Ivır zıvır döküntü. Süprüntü. Sıçmak. Çerçöp. Pislik. Saçmalık. Değersiz eşya.

Crapping : Pislik. Ivır zıvır döküntü. Saçmalık. Çerçöp. Değersiz eşya. Sıçmak. Bok. Zırva. Süprüntü.

Palimsest : Başkalaşmış kayaçlarda, ilkel dokusu korunmuş yapı.

Remains : Döküntü. Yemek artıkları. Ceset kalıntısı. İzler. Kalıntılar. Kalıtlar. Ceset. Artık.

Fund : Para sağlamak. Yatırım yapmak. Sermaye. Birikim. Para kaynağı. Belirli bir iş için gerektikçe ödenmek üzere ayrılıp işletilen para. bir işletmenin başka varlıklarından fiziksel olarak ya da sayışımla her iki biçimde ayrılmış ve özel kullanımlara bağlanılmış bir ya da bir bölüm varlık. Para. Fon. Yatırmak. Belirli bir alandaki etkinliğin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü. gerçek veya tüzel kişiler adına finansal kurum tarafından işletilen kaynak.

Brushing : Fırçalama. Fırça ile boyama. Fırçalayış. Süprüntü.

Preeminent : Üstün.

Leavings synonyms : rest, duffs, fouling, end, carcase, drek, hangovers, orts, garbage, fossil, duff, relic, crap, monetary fund, dreck, dreks, nest egg, finding, hangover, superior, oddments, crud, deposited, dregs, odds and sods, carcases, carcass, oddment, cruds, dust, balance, chip, ends.

Leavings zıt anlamlı kelimeler, Leavings kelime anlamı

Inferior : Aşağı derecede olan kimse. Bayağı. Ast rütbede. Kalitesiz. Ast olan kimse. İkinci derecede. Aşağı. İnferiyor. Alt.

Minor : Önemsiz. Ergin olmayan çocuk. Ufak. İlk notadan itibaren sırasıyla 1 tam, 1 yarım, 2 tam, 1 yarım ve 2 tam aralıklardan oluşan ses dizisi. Küçümen. Rüştünü ispat etmemiş kimse. Reşit olmayan kimse. Bilgisayar, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Minör. Minor.

 

Leavings ingilizce tanımı, definition of Leavings

Leavings kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Remnants. Relics. Things left.