Leaving behind türkçesi Leaving behind nedir

  • Terk etme.
  • Geride bırakma.
  • Firari kaçma.

Leaving behind ile ilgili cümleler

English: Leaving behind is the best thing she does.
Turkish: Onun en iyi bildiği şey, arkasını dönüp gitmektir.

English: His wife died leaving behind their two beloved children.
Turkish: Karısı iki sevgili çocuğunu arkasında bırakarak öldü.

Leaving behind ingilizcede ne demek, Leaving behind nerede nasıl kullanılır?

Leaving : Terketme. Ayrılma. Terk. Artık. Bırakma. Çıkılıyor. Bağlama halatını çözme.

Behind : Arkada. Gerisinde. Desteğinde. Peş. Arkadan. Peş (argo terim). Geriye. Arkasında. Kıç. Popo.

Leaving certificate : Diploma (lise). Tasdikname. Çıkış belgesi.

Leaving examination : Bitirme sınavı. Belli öğretim basamaklarında bulunan okulları bitirme durumunda olan öğrencilerin, bir diploma ya da derece almak için girdikleri sınav.

Leaving out : Atlama. Silme. Çıkarma. Hariç tutma.

Leavings : Artanlar. Bırakıntı. Kalıntı. Artıklar. Kalanlar. Çöpler. Çöp.

İngilizce Leaving behind Türkçe anlamı, Leaving behind eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leaving behind ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Renouncements : Vazgeçme. Terk. Feragat etme. Terketme. Sarfınazar etme.

Dustheap : Bakımsızlık. Süprüntü yığını. Savsaklama. Çöp yığını. Çöplük yığını. Toz yığını. Toz veya süprüntü yığını. Hiçe sayma.

 

Defection : Başarısızlık. Çekilme. Düşman tarafına sığınma. İltica. Parti değiştirme. Ayrılma. Mensup olduğu zümreden çekilme. Sığınma. İhanet.

Abandonments : Abandone. Terketme. İşsizlik. Metrukiyet. Bırakma. Bırakılma. Vazgeçme. Terk.

Dustheaps : Savsaklama. Çöplük yığını. Çöp yığını. Hiçe sayma. Toz yığını. Süprüntü yığını. Bakımsızlık.

Relinquishing : Serbest bırakmak. Başkasına bırakmak. Terketmek. Vazgeçmek. Feragat etmek. Bırakmak. Bırakma.

Abandonment : Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Terk edilmiş olma. Tam feragat ile kendini teslim etme. Gemiyi terketmek, beraberce donatılan tamir ve navlun sorumluluğundan kurtulmak amacıyla paylarından vazgeçerek birleşimden ayrılma. durağan kuruluş ve değerlerin hizmetten çıkarılması. Borsa işlemlerinde alıcının satıcı ile anlaşarak ve belirli bir para ödeyerek bir işten vazgeçmesi. borcunu ödemeyenin malları üzerindeki haklarını alacaklısına bırakması. görevden çıkarma, boşaltma (gemi); yitirce değerini eksiksiz alabilmek için, o mal üzerindeki hakları güvence kurumuna bırakma. İşsizlik. Abandone. Tamamen çalışamaz duruma gelmiş, yapılan yıllık aşınma paylarıyla değerleri yitirilmiş ya da modası geçmiş durağan bir değerin hizmetten çıkarılması. Vazgeçme.

Defections : Ayrılma. Düşman tarafına sığınma. Sığınma. İhanet. Parti değiştirme. İltica. Çekilme. Başarısızlık.

Renouncement : Terketme. Feragat etme. Vazgeçme. Sarfınazar etme. Terk.