Remains türkçesi Remains nedir
- Ceset kalıntısı.
- Kalıntı.
- Kalıtlar.
- Artık.
- Artıklar.
- Kalanlar.
- Yığıntı.
- Kalıntılar.
- Ceset.
- Yemek artıkları.
- Ölü.
- İzler.
- Döküntü.
Remains ile ilgili cümleler
English: Adoption for gay and lesbian parents remains a hotly contested issue in the United States.
Turkish: Gay ve lezbiyen ebeveynler için evlat edinme Amerika'da hararetli bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
English: A lie, told by a sensible man, remains a lie.
Turkish: Mantıklı bir adam tarafından söylenilen bir yalan bir yalan kalır.
English: A dead deer being pecked by vultures, remains partly eaten by other animals, that sort of rotten meat is called 'carrion'.
Turkish: Akbabalar tarafından gagalanan ölü bir geyik, diğer hayvanlar tarafından kısmen yenilmiş kalır, o tür çürümüş ete leş denir.
English: After all, nothing remains forever.
Turkish: Sonunda hiçbir şey sonsuza kadar kalmaz.
English: A cunt remains a cunt!
Turkish: Bir pislik her zaman bir pislik kalır!
Remains ingilizcede ne demek, Remains nerede nasıl kullanılır?
Animal remains : Hayvan kalıntıları.
Archeological remains : Arkeolojik kalıntılar. Tarihi yıkıntılar.
Mortal remains : Ceset. Cenaze.
Remain anonymous : İsmi gizli veya saklı kalmak. Anonim kalmak. Adı bilinmemek.
Remain : Devam etmek. Sürdürmek. Artmak. Geriye kalmak. Artakalmak. Kalmak (bir pozisyonda veya derecede vb). Kalmak. Durmak. Aynen kalmak. Kalmak (sessiz veya hareketsiz).
Carcass remainder : Gövde et artığı. Karkas kalıntısı. Tankaj. Memeli hayvanların dokularının, kemikler dahil fakat kıl, tırnak, boynuz ve sindirim kanalı içeriği hariç kısımlarının kalıntısı, tankaj, gövde et artığı.
Remaindering : Artan. Geri. Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak. Para üstü. Bakiye. Geri kalan. Artık. Döküntü. Elden çıkarmak. Ucuza satmak (kitap vb.).
Remainder of a debt : Borç bakiyesi.
Remainders : Satılmayıp elde kalan kitap. Artık. Geri kalan kısım. Miras kalan şey. Bakiye. Geri kalan. Artan. Elden çıkarmak. Tortu. Kalıntı.
Remainder : Geri. Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak. Satılmayıp elde kalan kitap. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakiye. Artık. Miras kalan şey. Para üstü. Döküntü. Geri kalan kısım.
İngilizce Remains Türkçe anlamı, Remains eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Remains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Any more : Başka. Biraz daha. Gayrı. Daha. Daha fazla. Daha çok. Daha fazla başka.
Debris : Yıkıntı. İnşaat artığı. Çöküntü. Enkaz. Kırıntı. Çer çöp. Dağ eteklerinde köşeli taşlar ve daha ince öğeli özdeklerin karışımından oluşan yığıntılar. Moloz.
Relict : Cinsi tükenmekte olan tür (hayvan veya bitki). Daha önce faal olan fakat evrim sırasında fonksiyonunu kaybeden herhangi bir organ ya da yapı. Dul kadın. Soyu tükenmekte olan canlı. Değişmeden kalan şey.
Castoff : Reddedilmiş veya dışlanmış kişi yada şey. Kızağa çekilmiş kişi yada ıskartaya ayrılmış şey. İstenmeyen giysi. Kullanılmayıp atılan şey.
In arrears : Borcunu zamanında ödeyememiş. Ödemelerini zamanında yapamamış. Geç kalmış. Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları. Bakaya. Geride kalan. Ödemeleri geciktirmiş. Vaktinde yerine getirememiş.
Bits and pieces : Ufak tefek şeyler. Ufak şeyler. Ivır zıvır. Döküntüler. Önemsiz şeyler. Her türlü şeyler. Kırıntılar.
Dross : Posa. Kül curuf. Süprüntü. Maden posası. Değersiz şeyler. Metal yüzünde oluşan cüruf. Değersiz şey. Cüruf. Dışık.
Leftovers : Artan yemekler. Artık yemek. Yemek artığı. Artanlar.
Effluent : Pissu. Dışarı akan madde. Dışarı akan. Sıvı halinde atık. Akıtılan. Fabrika artığı sıvı. Atık. Atık madde. Akıntı.
Remainder : Tortu. Elden çıkarmak. Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Satılmayıp elde kalan kitap. Miras kalan şey. Ünvanın varisi olma hakkı. Para üstü.
Remains synonyms : physical object, cremains, any longer, as dead as a doornail, oddment, comber waste, food for worms, palimsest, down at the heels, carcase, genome, inclusions, eruption, leavings, dilapidated, antiquity, carcass, ever after, down at heel, ruins, end, relics, deader, mortal remains, orts, hangovers, overdues, outstandings, archeological remains, left, corpse, carcasses, stiff.

Bu kısımda Remains kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Remains ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Remains anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Remains ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.