Any more türkçesi Any more nedir

Any more ile ilgili cümleler

English: Ali can't take on any more work.
Turkish: Ali daha fazla işin sorumluluğunu alamaz.

English: Ali didn't eat any more than usual.
Turkish: Ali her zamankinden daha fazla yemedi.

English: Ali didn't answer any more questions.
Turkish: Ali artık sorulara cevap vermedi.

English: Ali didn't want to cause us any more trouble.
Turkish: Ali bize daha fazla soruna neden olmak istemedi.

English: Ali couldn't bear the pain any more so he shot himself.
Turkish: Ali acıya daha fazla dayanamadı bu yüzden kendini vurdu.

Any more ingilizcede ne demek, Any more nerede nasıl kullanılır?

Any : Biri. Birisi. Değme. Birkaç. Her ne. Biraz. Herhangi birisi. Lalettayin. Herhangi bir tanesi. Azıcık.

More : Daha (çok). Fazla şey. Çok. Fazlalık. Daha fazla. Daha çok. -den daha. Takriben. Ziyade. Daha.

Any and every : Her bir.

Any at all : Her şekilde. Öyle ya da böyle. Herhangi bir şey.

Any available document : Kullanılabilen her belge.

Any character : Herhangi karakter. Herhangi bir karakter.

Any day : Herhangi gün. Herhangi bir gün.

İngilizce Any more Türkçe anlamı, Any more eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Any more ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Mainly : Çoğunluk itibarıyla. Çoğunlukla. Esasen. Ağırlıklı olarak. Çoğu. Başlıca. Ağırlıklı olmak üzere. En çok. Esas olarak.

More than : -den çoğu. İletinin yaşı. -den daha. -den daha fazla. En az. Büyüktür.

Apart from : Bir yöne bırakma, üzerinde durmama, sayışmama. Dışında. Sarfınazar edilirse. -den gayrı. Bir yana. Cayma. -den başka. Haricinde.

Forth : Dışarıya doğru. Dışarı. Sonra. Diğer. İleri. Sair. Açığa.

Else : Daha başka. Aksi halde. Yahut. Başkaca. Başka türlü. Aksi takdirde. [#ayrı Ayrıca]. İlaveten.

Barring : Dışında. Olmazsa. Hariç. Telli çalgıların klavyesinde bir parmakla birden fazla tele basılması. Önemli bir filmin, birinci sınıf bir ya da birkaç sinemada ilk olarak oynatılması; böylelikle bir sinemaya ya da sinema topluluğuna, iyi filmlerin işletilmesi için geçici bir tekel sağlanması, aynı süre içinde komşu sinemaların ve izleyicilerin bu filmden yoksun kalması biçiminde uygulanan yöntem. Öncelik (oynatımı). Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kapama. Haricinde.

Upward : Yukarıya doğru giden. Yukarıya doğru. Yükselen. İtibaren. Yukarı doğru. Yukarıya dönük. Artan. Yukarı. Yukarıya.

Another : Başka bir. Diğeri. Başka birisi. Bir başkası. Bir. Ayrı. Başka (bir). Öbür. Öbürü.

All the more : Artan bir şekilde. Haydi haydi. Daha da çok. Gittikçe. Daha da yüksek seviyeye kadar.

Any more synonyms : more of a, distinct, beside, excepting, plus, additional, different, at that, the farther, atypical, effluent, the more the more, upwards, fag end, elses, left over, farther, no longer, any longer, mostly, a lot more, far more, again, as yet, anymore, left, apart, from now on, some more, above, upward of, any, worse.