Remain türkçesi Remain nedir

  • Artakalmak.
  • Sürdürmek.
  • Artmak.
  • Aynen kalmak.
  • Olduğu gibi kalmak.
  • Durmak.
  • Devam etmek.
  • Geriye kalmak.
  • Kalmak (bir pozisyonda veya derecede vb).
  • Kalmak (sessiz veya hareketsiz).
  • Kalmak.

Remain ile ilgili cümleler

English: Ali found it hard to remain calm.
Turkish: Ali sakin kalmayı zor buldu.

English: Ali needs to remain in bed.
Turkish: Ali yatakta kalmalı.

English: Ali and Mary didn't wish to remain married to each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirleriyle evli kalmak istemediler.

English: A two-legged donkey can become general and remain a donkey.
Turkish: İki bacaklı bir eşek general olabilir ve bir eşek kalabilir.

English: A person won't remain long in business if he does not come down to earth and think business.
Turkish: Bir insan gerçekçi olmazsa ve iş düşünmezse işte uzun kalmaz.

Remain ingilizcede ne demek, Remain nerede nasıl kullanılır?

Remain anonymous : İsmi gizli veya saklı kalmak. Adı bilinmemek. Anonim kalmak.

Remainder : Artık. Miras kalan şey. Elden çıkarmak. Para üstü. Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak. Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı. Geri kalan. Döküntü. Satılmayıp elde kalan kitap. Geri kalan kısım.

Remainder of a debt : Borç bakiyesi.

Remaindered : Bakiye. Elden çıkarmak. Para üstü. Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak. Geri kalan. Artık. Geri. Döküntü. Ucuza satmak (kitap vb.). Artan.

 

Remaindering : Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak. Elden çıkarmak. Bakiye. Artık. Para üstü. Artan. Döküntü. Geri. Ucuza satmak (kitap vb.). Geri kalan.

Chinese remainder theorem : Çinli kalan teoremi.

Carcass remainder : Gövde et artığı. Karkas kalıntısı. Tankaj. Memeli hayvanların dokularının, kemikler dahil fakat kıl, tırnak, boynuz ve sindirim kanalı içeriği hariç kısımlarının kalıntısı, tankaj, gövde et artığı.

Animal remains : Hayvan kalıntıları.

Remaining : Kalıcı. Baki. Kalma. Arta kalan. Öteki. Arda kalan. Kaldı. Bakiye. Artık. Kalan.

Archeological remains : Arkeolojik kalıntılar. Tarihi yıkıntılar.

İngilizce Remain Türkçe anlamı, Remain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Remain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Augment : Değerlenmek. Çoğaltmak. Değerlendirmek. Artırmak. Uzatmak. Büyütmek. Büyümek. Çoğalmak. Uzamak.

Ascend : Tahta çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Yükselmek. Ağmak. Ziyadeleşmek. Çıkmak. Yukarı çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi).

Stick together : Birbirine yapıştırmak. Yapıştırmak. Dayanışarak tek bir cephe oluşturmak. Birbirinden ayrılmamak. Birbirine destek olmak. Birbirine yapışmak. Birleştirmek. Tutturmak. Ayrılmamak.

Attended : Hizmet etmek. Katılmak. Beraberinde getirmek. Eşlik etmek. Hazır bulunmak. Kulak vermek. Dikkatini vermek. Bakmak. Dinlemek.

Continueing : İdame etmek. Devam ettirmek. Sürmek. Devamı gelmek. Uzamak. Dayanmak. Olagelmek.

 

Ascends : Çıkmak (tahta). Yukarı çıkmak. Tahta çıkmak. Ağmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ziyadeleşmek. Tırmanmak. Yükselmek. Çıkmak.

Survived : Sağ kalmak. Daha uzun yaşamak. Hayatta kalmak. Göğüs germek. Yadigar kalmak. Dayanmak.

Survive : Daha uzun yaşamak. Ayakta kalmak. Yaşamayı sürdürmek. Sağ kurtulmak. Göğüs germek. Kurtulmak. Sağ salim çıkmak. -den sağ kurtulmak.

Elongates : Bir nesneyi uzatmak. Uzamak. Gerip uzatmak. Çekip uzatmak. Uzatmak.

Accrue : Eklenmek. Tahakkuk ettirmek. Tahakkuk etmek. Birikmek. Gerçekleşmek. Payına düşmek. Büyümek. Çoğalmak. Ziyadeleşmek.

Remain synonyms : stay together, stay fresh, ascended, bed, carrying over, advance, discontinued, continues, bide, cut out, come to rest, be, carry forward, keep out, rests, bump up, carrying forward, remained, sit tight, accreting, abidden, discontinue, follow up, descend from, come to a stop, abides, forced the issue, stand, carry on with, hold over, elongate, draw, rest.

Remain zıt anlamlı kelimeler, Remain kelime anlamı

Change : Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Ufak para. Para bütünlemek. Aktarmak. Değiştirmek. Yer değiştirme. Bozdurmak. Değişime uğratmak. Takas etmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır.

Remain ingilizce tanımı, definition of Remain

Remain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be left after a number or quantity has been subtracted or cut off. Stay. To be left to. To await. To stay behind while others withdraw. To be left after others have been removed or destroyed. To be left as not included or comprised. State of remaining.