Stick together türkçesi Stick together nedir
- Birleştirmek.
- Birbirine destek olmak.
- Ayrılmamak.
- Yapıştırmak.
- Birbirine yapışmak.
- Dayanışarak tek bir cephe oluşturmak.
- Birbirine yapıştırmak.
- Tutturmak.
- Birbirinden ayrılmamak.
Stick together ile ilgili cümleler
English: We must stick together.
Turkish: Birbirimize destek olmalıyız.
English: If we stick together, we'll be able to survive.
Turkish: Birleşirsek hayatta kalabiliriz.
English: Ali and I'll stick together.
Turkish: Ali ve ben birbirimize destek oluyoruz.
English: I think we should stick together.
Turkish: Bence birbirimize destek olmalıyız.
English: We can get through this if we all stick together.
Turkish: Hepimiz birbirimize destek olursak bunu bitirebiliriz.
Stick together ingilizcede ne demek, Stick together nerede nasıl kullanılır?
Stick : Saplamak. Yapışmak. Hokkabaz değneği. Sırık. Takmak. Batırmak. Vites kolu. Hokkabazın tabağı düşürmeden çevirmede kullandığı ince değnek. Engel (yarış). Çubuk.
Together : Özdenetimli. Sürekli. Kesintisiz. Birarada. Birlikte. Ortaklaşa. Beraberce. Durmadan. Hiç durmadan. Toplu.
Stick around : Ayrılmamak. Bir yerden ayrılmamak. Yakınında bekle. Etrafında dolaşmak. Bir yerde çakılı kalmak. Beklemek. Bir yere kaybolma. Bizi izlemeye devam edin. Takılmak. Kalmak.
Stick at : Bir işi bırakmamak. Sıkı çalışmaya devam etmek. Yapmayı reddetmek. Bir iş üzerinde sebatla çalışmaya devam etmek. -den çekinmek.
Stick at nothing : Her şeyi göze olmak. Hiçbir şeyden çekinmemek. Korkusu olmamak.
Stick by : Sadık kalmak. Desteklemeye devam etmek. Terketmemek. Desteklemek.
İngilizce Stick together Türkçe anlamı, Stick together eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stick together ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Assembles : Parçaları birleştirmek. Toplaşmak. Çevirmek. Çevirmek (bilgisayar). Bir araya koymak. Toplanmak. Montaj yapmak. Takmak. Monte etmek. Toplantı yapmak.
Apposes : Yakına koymak. Yan yana koymak.
Braid : Saçını örmek. Şerit. Kordon. Örgü. Şeritle süslemek. Saç örgüsü. Örmek. Bant. Bağlamak.
Stick to : Tutmak. Yerine getirmek. Sadık kalmak. -e yapışmak. Vazgeçmemek. Terketmemek. Yapışmak. Bırakmamak. Bağlı kalmak.
Astricted : Bağlamak. Sınırlamak. Kısıtlamak.
Am : Amplitude modulation (genlik kiplenimi). Amerisyumun simgesi. Um. Öö. Birleşmek. Üm. -ım. Olmak. -im.
Amalgamating : Karıştırmak. Birleşmek. Cıva ile karıştırmak. Karışmak.
Amalgamate : Kaynaşmak. Karışım. Karıştırıp birleştirmek. Karışmak. Karıştırmak. Birleşmek. Katmak. Karışma. Firma. Katılmak.
Attaches : Yamamak. El koymak. Bağlamak. Ekleme yapmak. Eklemek. Bağlanmak. Haczetmek. Takmak.
Adhere to : Bağlı olmak. Sadık kalmak. -e sadık kalmak. -e yapışmak. Sıkıca yapıştırmak. Bir şeyi saplantı gibi benimsemek. Bağlı kalmak. Sıkıca yapışmak.
Stick together synonyms : attach, apposing, affiliating, anchoring, aggregate, braids, stuck, attaching, be hung up on, astrict, agglutinates, ally, agglutinating, clasp, allying, hug, amalgamated, attach with, hold together, hugs, stand to, bonding, appose, agglutinated, adhibit, bind, aggregates, assemble, stick around, binds, bond, hang together, amalgamates.

Bu kısımda Stick together kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stick together ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stick together anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stick together ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.