Together türkçesi Together nedir

  • Hep birden.
  • Toplu.
  • Beraber.
  • Birarada.
  • Üst üste.
  • Durmadan.
  • Aynı anda.
  • Hiç durmadan.
  • Birlikte.
  • Özdenetimli.
  • Kesintisiz.
  • Kendine hakim veya aklı başında.
  • Düzenli.
  • Ortaklaşa.
  • Biraraya.
  • Sürekli.
  • Aralıksız.
  • Kuyruk (kimse).
  • Beraberce.

Together ile ilgili cümleler

English: Ali and his uncle walked together in silence.
Turkish: Ali ve amcası sessizce birlikte yürüdü.

English: Ali and his lawyer left the courtroom together just a few minutes ago.
Turkish: Ali ve avukatı sadece birkaç dakika önce birlikte mahkeme salonunu terk ettiler.

English: About 250 million years ago, the continents came together to form a supercontinent called Pangea.
Turkish: Kıtalar yaklaşık 250 milyon yıl önce Pangea adında bir süper kıtayı oluşturmak için bir araya geldiler.

English: Ali and his friends love to get together and play music.
Turkish: Ali ve arkadaşları bir araya gelmeyi ve müzik çalmayı seviyor.

English: Ali and I go jogging together almost every morning.
Turkish: Ali ve ben neredeyse her sabah birlikte koşuya gideriz.

Together ingilizcede ne demek, Together nerede nasıl kullanılır?

Together with : İle. Ek olarak. İle beraber. İle birlikte.

Act together : Beraber hareket etmek.

Add together : Toplamak.

Agree together : Sözleşmek. Birlikte kabul etmek. Birlikte razı olmak.

 

All together : Hep bir ağızdan. Topluca. Cem-i cümle. Hep birlikte. Hepsi beraber. Hep beraber. Cümbür cemaat. Bir arada. Hep birden. Cümleten.

Belong together : (insanlar için) birbirlerine bağlı olmak. (nesneler için) bir bütün oluşturmak.

Band together : Birleşmek. Bir araya toplanmak. Bir grup içinde birleşmek. Tek yürek olmak. Birlik olmak. Toplanmak. Bir araya toplamak. Biraraya getirmek. Bir araya getirmek. Birleştirmek.

Birds of a feather flock together : Aynı bokun soyu. Birbirini bulur. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. İt ulur birbirini bulur. İt ulur. Aynı huylu kimseler.

Bring close together : Biraraya getirmek.

Bind together : Bir arada bağlamak.

İngilizce Together Türkçe anlamı, Together eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Together ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concomitantly : Bir arada. Dolaysıyla. Beraberinde. Aynı zamanda. Eşlik eden bir şekilde.

All together : Topluca. Cem-i cümle. Hep birlikte. Cümleten. Hep bir ağızdan. Bir arada. Hep beraber. Hepsi beraber. Cümbür cemaat.

Assiduous : Dikkatli. Çalışkan. Devam. Yılmaz. Sebatkar. Devamlı. Dikkatli ve devamlı (bir çalışma). Gayret. Dikkatli ve sürekli ilgisi olan.

Co : Ko. Colorado (kolorado). Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Kobaltın simgesi. Batı birleşik devletler'de bir eyalet. Kor. Kol.

Concertedly : Uyumlu bir şekilde. İşbirliği içinde. İşbirliği yaparak.

Ceaseless : Durmayan. Fasılasız. Biteviye. Duraksamayan. Sonu gelmeyen.

Continuously : Biteviye. Harıl harıl. Durmaksızın. Mütemadiyen. Arasız. Sürekli olarak. Ha babam.

Self checking : Otomatik kontrollü. Otomatik denetleyen. Kendi kendini kontrol eden.

 

Solid : Ağırlığa dayanıklı. Güvenilir. Dolma. Üç boyutluluk. Sert. Metanet. Kasalı çalgılarda kullanılan enli, tek parça ağaç. Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum. Sağlam. Katı.

Collective : Müşterek. Ortak. Kolektif şirket. Kolektif. Topluluk adı. Ortak girişim. Ortaklaşma. Genel.

Together synonyms : chronics, consistent, on the same occasion, attendantly, uninterrupted, arranged, congregates, as one man, in gear, continuous, successive, along with, methodical, shoulder to shoulder, collectives, at a stretch, with, jointly, corporately, collected, collaborative, conjunction, togethers, cosponsors, in good trim, as well as, with one voice, collectively, in tandem, consistently, in the same breath, ever, continuant.

Together zıt anlamlı kelimeler, Together kelime anlamı

Neurotic : Nevrozla ilgili. Sinir hastası. Safkan. Evhamlı. Kuruntulu. Sinirlere tesir eden ilaç. Nevrozlu. Nevrotik kimse. Sinirceli. Nörotik.

Together ingilizce tanımı, definition of Together

Together kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : They walked together to the town. In company or association with respect to place or time. To live together in the same age. As, to live together in one house.