Neurotic türkçesi Neurotic nedir
- Sinirceli.
- Nörotik.
- Nevrozlu.
- Nevrotik kimse.
- Kuruntulu.
- Nevrozla ilgili.
- Sinir hastası.
- Evhamlı.
- Sinirlere tesir eden ilaç.
- Safkan.
- Sinirsel.
Neurotic ile ilgili cümleler
English: Jale is neurotic.
Turkish: Jale evhamlı.
English: Ali is neurotic.
Turkish: Ali sinir hastası.
Neurotic ingilizcede ne demek, Neurotic nerede nasıl kullanılır?
Neurotic character : Nevrotik kişilik. Sinirceli karakter. Toplumun koyduğu ve benimsediği kurallar ile yöntemlere aldırmaksızın içtepilerine göre davranma eğilimi gösteren kişilik.
Neurotic child : Birtakım korkuları, saplantıları, kaygıları nedeniyle acı duyan çocuk. aşırı derecede düşsever olan ya da sinir argınlığı içinde bulunan çocuk. Sinirceli çocuk.
Neurotic person : Nevrotik kimse. Duygusal olarak dengesiz olan kimse. Akli veya duygusal bozukluğu olan kimse.
Neurotic pride : Nevrotik gurur.
Neurotic resignation : Nevrotik çekilme.
Neuroticism : Nevroz. Duygusal dengesizlik. Nevrotiklik. Nevrotik durum veya hal.
Aponeuroticus : Aponörotikus. Ak zara benzeyen.
Psychoneurotic : Psikonörotik. Psikonevrotik.
Aponeurotic fibroma : Kemiğin multilobuler tümörü. Aponörotik fibrom.
Neurotics : Evhamlı. Nevrozlu. Nevrotik kimse. Nörotik. Nevrozla ilgili. Sinir hastası. Sinirsel. Kuruntulu. Sinirlere tesir eden ilaç. Safkan.
İngilizce Neurotic Türkçe anlamı, Neurotic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neurotic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hysterical : Kendini kaybetmiş. İsterik. Histerikal. Histerik. Çılgın. İsteri hastası.
Hypochondriacs : Hipokondriyak. Hastalık hastası. Hastalık hastası kimse. Kendine çok düşkün olan.
Phobic : Fobik.
Schizoid : İçe kapanık. İçekapanık. Şizoid. Şizofren.
Gloomiest : Kasvetli. Hüzünlü. Sıkıcı. Hüzün verici. Ümitsiz. Kasavetli. Kara. Umutsuz. İç karartıcı.
Mopey : Hüzünlü. İç karartıcı. Kasvetli. Kötümser. Karamsar.
Psychosomatic : Psikosomatik. Ruh ve beden arasındaki ilişkiyle ilgili olan. zihni ve ruhsal etmenlerin vücut işlevlerini etkilemesiyle ortaya çıkan.
Nymphomaniac : Nimfomanyak. Erkeğedoymaz. Erkek delisi. Nemfoman. Aşırı cinsel arzu gösteren dişi. Nemfomanyak. Seks düşkünü kadın.
Hallucinative : Halüsinatif. Halüsinasyonlar görmeye eğilimli.
Obsessive : Obsesif. Saplantısal. Saplantılı. Takıntı boyutunda. Sabit fikirli. Akıldan hiç çıkmayan. Saplantı haline gelmiş.
Neurotic synonyms : megalomanic, monomaniacal, aboulic, hysteric, neurasthenics, blooded, hypochondriac, cultured, pedigreed, maladjusted, hypochondriacal, nonsensical, mopiest, nymphomaniacal, neurasthenic, delusional, gloomy, full blood, pure, neurotics, disturbed, pedigrees, purebred, pathological, pureblood, atrabilious, hallucinatory, scrupulous, purebreds, neurotic person, clean bred, apprehensive, purer.
Neurotic zıt anlamlı kelimeler, Neurotic kelime anlamı
Neurotic antonyms : unneurotic.
Neurotic ingilizce tanımı, definition of Neurotic
Neurotic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Nervous. Seated in the nerves. A disease seated in the nerves. Of or pertaining to the nerves. As, a neurotic disease.

Bu kısımda Neurotic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neurotic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neurotic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neurotic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.