Concomitantly türkçesi Concomitantly nedir
- Beraberinde.
- Dolaysıyla.
- Aynı zamanda.
- Birlikte.
- Eşlik eden bir şekilde.
- Bir arada.
Concomitantly ingilizcede ne demek, Concomitantly nerede nasıl kullanılır?
Concomitant variations : Birlikte değişmeler. İki olay arasında, birinin herhangi bir yönde gösterdiği değişmelerle birlikte ötekinin de aynı ya da ters yönde değişme göstermesi biçiminde beliren ilişki.
Method of concomitant variations : Birlikte değişmeler yaklaşımı. Belli bir biçimde değişen bir olguya bağlı olarak bir başka olgunun da belli bir biçimde değişmesi durumunda, birinin neden, ötekinin sonuç olduğunu ya da bu olgular arasında nedensel ilişki bulunduğunu söyleyen gerçekleme yaklaşımı, bk. gerçekleme.
Concomitant : Eşlik eden. Birbirine bağlı. Beraberinde gelen şey. Birlikte olan. Beraberindeki. Konkomitant. Beraberinde gelen. Doğal sonuç. Bir olaya eşlik eden başka olaylar. Yardım eden.
Concomitance : Beraberinde olma. Eşlik etme. Eşlik. Konkomitans. Birlik.
İngilizce Concomitantly Türkçe anlamı, Concomitantly eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Concomitantly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
As one man : Hep beraber. Tek vücut. İttifakla. Tek yürek. Yekvücut. İttifakla birlikte. Uyuşarak. Oybirliğiyle. Hep birlikte.
Too : De. Dahi. Gereğinden çok. Fazla. Ayrıca. Da. Çok. Aşırı. Çok fazla.
Sequent : Sonuç. Sonucu olan. Takip eden. Art arda gelen. Netice. Ardışık. İzleyen. Sıralı. Birbirini izleyen. Ardıl.
In tow : Yakın takipte. Yanında. Peşinde. Yedekte. Hazırda. Etkisi altında. Koruması altında.
Simultaneously : Aynı anda. Eşzamanlı olarak. Eş zamanlı. Hep beraber.
Accompanying : Birlikte olan. Leffen. Melfuf. Eşlik eden. Refakat etmek. Beraberindeki. İlişik. Ekli. Refakat.
Background : Bir olgu ya da kavramı hazırlayan bağlam, koşul ya da durum. Artyetişim. Ardyöre. Sosyal çevre. Zemin. Bir sayaç algıcına, incelenen bir ışımetkin kaynak dışından gelen asalak ışınların yol açtığı saymalar. Artalan. Geçmiş deneyimler. Arkabakım. Dip.
Natural event : Doğa olayı. Meydana gelen olgu. Gerçekleşen olay. Doğal olay.
Cosponsors : Desteklemek. Bir projeyi bir başka sponsorlarla desteklemek. Finanse etmek. Başka sponsorlarla birlikte parasal destek sağlamak.
Concomitantly synonyms : occurrent, but only, avec, all the while, in company with, at the same time, at that, attendantly, all together, therewithal, along, cosponsoring, herewith, attendant, also, hand in hand, cosponsor, associate, conjunction, accompaniment, ensuant, concurrently, with, co, in company, happening, subsequent, at once, cosponsored, consequent, corporately, in one basket, into the bargain.
Concomitantly zıt anlamlı kelimeler, Concomitantly kelime anlamı
Antecedent : Mazi. Evvel. Yerine zamir gelen isim. Öncül. Takaddüm eden. Önceki. Önce gelen. Evvelki. Mukaddem. Sabık.
Concomitantly ingilizce tanımı, definition of Concomitantly
Concomitantly kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In company with others. Concurrently. Unitedly.

Bu kısımda Concomitantly kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Concomitantly ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Concomitantly anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Concomitantly ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.