But only türkçesi But only nedir
But only ile ilgili cümleler
English: I accept, but only under one condition.
Turkish: Kabul ediyorum, ama sadece tek bir şartla.
English: I accept, but only on one condition.
Turkish: Kabul ediyorum ama yalnızca tek şartla.
English: Forks were used for many years in Europe and the Near East, but only for cooking.
Turkish: Çatallar yıllardır Avrupa'da ve Yakın Doğu'da kullanılıyordu, ama yalnızca yemek pişirmek için.
English: He became a brilliant scholar but only at the expense of his health.
Turkish: Sağlığı pahasına mükemmel bir bilim adamı oldu.
English: It takes eight hours to fly from Zurich to Boston, but only six for the return trip.
Turkish: Zürih'ten Boston'a uçmak sekiz saat sürer, ancak dönüş için sadece altı.
But only ingilizcede ne demek, But only nerede nasıl kullanılır?
But : İtiraz. Da. Ancak. Hiç olmazsa. Sadece. Başka. Meğer. Fakat. -den başka. Ki.
Only : Sadece. Ağırbaşlı. Bir. Mücerret. Tek. Ancak. Fakat. Yalnız. Yegane. Yalnızca.
But also : Bundan başka.
But for : Sayesinde. Olmasa. Olmasaydı.
But me no buts : Lamı cimi yok. Bana bahane gösterme. Geçmişle alakalı konuşma. Aması maması yok. Fakatı filanı yok. İtiraz etmeyin. Bahane üretme.
But still : Fakat yine de. Ama yine de.
But that : -nın dışında.
İngilizce But only Türkçe anlamı, But only eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak But only ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Into the bargain : Caba. Bir de. Ayrıca. Cabası. Üstelik. İlaveten. Üstüne üstlük. Ek olarak.
Concurrently : Eş zamanlı. Zaman uyumlu. Aynı zamanda veya aynı anda. Uyum içinde. Aynı anda. Eşzamanlı. Aynı zamanda oluşarak.
At that : Bile. Haliyle hatta. Mademki. Artık. Olduğu gibi. Onun üzerine. Bu durumda. Bile artık. Hem de.
Simultaneously : Aynı anda. Hep beraber. Eşzamanlı olarak. Eş zamanlı. Birlikte.
The while : Bu esnada. Bu sırada. O esnada.
Therewithal : Keza. Bununla beraber.
At the same time : Bununla birlikte. Bu sırada. Aynı anda. Birden. Mamafih. Yine de. Bununla beraber.
In the same breath : Bir solukta. Aynı anda.
Too : Fazla. Çok. Çok fazla. Dahi. Gereğinden çok. De. Ayrıca. Aşırı. Da.
Also : De. Hem de. Keza. Yanısıra. Üstelik. Da. Ayrıca. Diğer bir yandan. Yine.
But only synonyms : at once, concomitantly, all the while, in the meanwhile, all in the same breath.

Bu kısımda But only kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede But only ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce But only anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz But only ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.