The while türkçesi The while nedir

The while ile ilgili cümleler

English: He kept smoking all the while.
Turkish: O her zaman sigara içmeye devam etti.

English: He dozed all the while.
Turkish: Her zaman uyukladı.

English: He kept on working all the while.
Turkish: O,her zaman çalışmaya devam etti.

The while ingilizcede ne demek, The while nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

While : Rağmen. Olduğu halde. Zaman. Oysa. İrken. Karşın. Vakit. Sırasında. Bazen. İken.

All the while : Aynı zamanda. Her zaman. Belirli bir müddetin başından sonuna kadar. Başından sonuna kadar. Aynı anda.

The 1967 borders : Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları.

The 2004 tsunami : 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

 

The ablative : Ablatif. Çıkma durumu. İsmin -den hali.

The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.

İngilizce The while Türkçe anlamı, The while eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The while ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Meanwhile : Ara. Bu süre içinde. Tam bu sırada. O sıralarda. Bu arada. İken. Aynı anda. Bu süre içerisinde. Bu sürede.

Simultaneously : Eş zamanlı. Eşzamanlı olarak. Aynı anda. Hep beraber. Birlikte.

Into the bargain : Ayrıca. Bir de. Üstelik. İlaveten. Caba. Ek olarak. Cabası. Üstüne üstlük.

In the same breath : Aynı anda. Bir solukta.

At that : Bundan başka. Bile artık. Olduğu gibi. Haliyle hatta. Onun üzerine. Bu durumda. Bile. Hem de. Artık.

In the meanwhile : Bu arada. İken.

Too : Çok. Çok fazla. Dahi. Fazla. De. Da. Gereğinden çok. Ayrıca. Aşırı.

Just then : Tam bu sırada. O sıra. Tam o sırada. Derken. Tam o anda.

Therewithal : Keza. Bununla beraber.

The while synonyms : all in the same breath, concurrently, but only, also, meantime, concomitantly, all the while, at once, meantimes, at the same time, in the meantime.