Simultaneously türkçesi Simultaneously nedir

Simultaneously ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary answered simultaneously.
Turkish: Ali ve Mary aynı anda cevapladı.

Simultaneously ingilizcede ne demek, Simultaneously nerede nasıl kullanılır?

Working simultaneously : Aynı zamanda çok değişik işler yapma. Aynı anda farklı şeyler yapma.

Simultaneous attack : Zamandaş saldırı. Bir raslantı olarak, aynı zamanda karşılıklı başlatılıp bitirilen saldırı.

Simultaneous computer : Eş zamanlı bilgisayar. Hesaplamanın gerektirdiği yolda birbirlerine bağlanan birimleri kapsayan, böylece tüm hesaplamanın eşzamanlı olarak yürütülebildiği bir bilgisayar. bir hesaplamanın yürütülmesinde, bir değişkenin değişik zamanlardaki değişik değerlerini gösteren imleri belli bir bağlantı taşır. örn. bir türevsel çözümleyici. Eşanlı bilgisayar. Koşut bilgisayar.

Simultaneous ection : İki yarışmacının aynı zamanda birden yaptıkları eylemler. Zamandaş eylemler.

Simultaneous equations : Eşzamanlı eşitlik. Değişkenleri dizideki tüm eşitlikleri çözmesi için kullanılabilen iki veya daha fazla değişkenli eşitlik dizisi. Eşanlı denklemler. Birlikte denklemler.

Simultaneous translation : Simültane çeviri. Anında çeviri. Simultane çeviri.

 

Simultaneous set : Aynı oyun alanı üzerinde değişik yerleri gösteren dekor. Eş zamanlı dekor.

Simultaneous interpretation : Eşzamanlı çeviri.

Dynamic simultaneous equations model : Devingen eşanlı denklemler modeli.

Simultaneous equations model : Eş-zamanlı denklemler modeli.

İngilizce Simultaneously Türkçe anlamı, Simultaneously eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Simultaneously ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In the same breath : Bir solukta.

Corporately : Kolektif olarak. Ortaklıkla ilgili olarak. Şirketle ilgili olarak. İşbirliği ile.

At that : Onun üzerine. Mademki. Hem de. Olduğu gibi. Bile artık. Haliyle hatta. Bile. Artık. Bu durumda. Bundan başka.

All the while : Başından sonuna kadar. Her zaman. Belirli bir müddetin başından sonuna kadar.

Synchronous : Aynı yörüngede hareket eden. Aynı frekanslı. Eş zaman. Zaman uyumlu. Senkronize. Özdeş zamanda oluşmuş kayaçlar, ya da özdeş zamanda olmuş olaylar. Eşzamanlı. Senkron.

At one time : Vaktiyle. Bir zamanlar. Zamanında. Vaktiyle eskiden. Eskiden.

Co : Batı birleşik devletler'de bir eyalet. Ko. Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Kol. Kor. Kobaltın simgesi. Colorado (kolorado).

En masse : Toptan. Hep birlikte. Kütle halinde. Topluca. Toplu halde.

Along : İleriye. Burada. Süresince. Oraya. Orada. Uzunluğuna. Boyunca. Kıyısında.

Simultaneously synonyms : all in the same breath, on the same occasion, conjunction, in concert, bodily, avec, cum, neck and crop, in tandem, too, cosponsoring, contemporaneously, synchronic, together, in chorus, concurrently, concurrent, in a body, into the bargain, cosponsored, as well as, at once, at one fell swoop, cosponsors, all together, the while, altogether, concomitantly, isochronal, attendantly, with one consent, along with, synchroneous.