In the same breath türkçesi In the same breath nedir
- Aynı anda.
- Bir solukta.
- Aynı zamanda.
In the same breath ingilizcede ne demek, In the same breath nerede nasıl kullanılır?
In : İçinde. Mevsimi gelmiş. Gelmiş olan. De. İçeri. İçeriye. Olarak. Dahili. Halinde. Da.
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.
Same : Benzer. Aynı şekilde. Farksız. Aynısı. Özdeş. Aynı şey. Aynı. Tıpkı. Tıpkısı. Farketmez.
Breath : Soluk. Dem. Esinti. Hafif rüzgar. Ağızdan çıkan buhar. Fısıltı. Nefes. An.
In the same boat : Aynı topun ağzında. Aynı durumda olmak. Aynı koşulları paylaşmak. Aynı şartlar altında. Aynı şeylere göğüs germek. Benzer durumda. Aynı durumda.
All in the same breath : Aynı zamanda.
Be in the same boat : Aynı sorunları yaşamak. Aynı şartlarla karşı karşıya olmak. Başka bir kimseyle aynı zor durumla karşı karşıya olmak. Aynı şartlarda olmak. Aynı gemide olmak. Aynı gemide gitmek. Aynı gemide olmak (aynı şartlarda olmak). Başka biriyle aynı durumda olmak.
Be in the same ballpark : Benzer özelliklere sahip olmak. -e yakın olmak. Aynı özellikte olmak.
Being in the same boat : Aynı kaderi paylaşma. Aynı gemide bulunma. Aynı durumda olma. Aynı sorunlarla karşı karşıya olma.
İngilizce In the same breath Türkçe anlamı, In the same breath eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In the same breath ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Together : Kendine hakim veya aklı başında. Özdenetimli. Ortaklaşa. Durmadan. Biraraya. Birlikte. Hep birden. Kesintisiz. Birarada.
All the while : Her zaman. Belirli bir müddetin başından sonuna kadar. Başından sonuna kadar.
Concomitantly : Eşlik eden bir şekilde. Birlikte. Beraberinde. Bir arada. Dolaysıyla.
Also : Ayrıca. Yine. Üstelik. Keza. De. Hem. Hem de. Da. Dahi.
Meanwhile : Bu süre içinde. Ara. O sıralarda. Bu sürede. Bu arada. İken. Bu sırada. Bu süre içerisinde. Tam bu sırada.
The while : O esnada. Bu esnada. Bu sırada.
Concurrently : Eş zamanlı. Aynı zamanda veya aynı anda. Aynı zamanda oluşarak. Eşzamanlı. Zaman uyumlu. Uyum içinde.
By leaps and bounds : Hızla. Göz açıp kapatıncaya kadar. Büyük bir hızla. Şaşırtıcı bir süratle. Çabucak. Çarçabuk. Çok çabuk. Şipşak.
At one time : Bir zamanlar. Zamanında. Eş zamanlı. Eskiden. Vaktiyle eskiden. Vaktiyle.
Therewithal : Bununla beraber. Keza.
In the same breath synonyms : but only, all in one breath, all in the same breath, in tandem, at once, into the bargain, on the same occasion, all at once, in the meanwhile, at the same time, at one fell swoop, in a breeze, simultaneous, at that, too, simultaneously.

Bu kısımda In the same breath kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In the same breath ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In the same breath anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In the same breath ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.