At one time türkçesi At one time nedir

At one time ile ilgili cümleler

English: After all, this is a guy that tried to kill my dad at one time.
Turkish: Her şeyi geç, bu adam bir keresinde benim babamı öldürmeye kalkıştı.

English: Ali is married to Mary now, but at one time he was married to Alice.
Turkish: Ali şimdi Mary ile evli ama o vaktiyle Alice ile evliydi.

English: I've never seen so many birds at one time before.
Turkish: Daha önce aynı anda hiç bu kadar çok para görmemiştim.

English: To have more than one problem before him at one time makes him irritable, upset and exasperated.
Turkish: Onun önünde aynı anda birden fazla soruna sahip olmak onu sinirlendirir,üzer ve çileden çıkarır.

English: I saw him at one time or another.
Turkish: Onu zaman zaman gördüm.

At one time ingilizcede ne demek, At one time nerede nasıl kullanılır?

At : Bir miktarı göstermek için kullanılır. Da. De. Ye. A. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir hareketin hedefini gösterir. Hatta. Yanında. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır.

One : 1. Biri. Bir sayısı. Aynı. Tek. Kimse. İnsan. Bir (sayı olarak). Birisi. Bir.

Time : Vakit. -in zamanını ölçmek. Temposunu belirlemek. Yerbilim zamanı. Müddet. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Süre tutmak. Kurmak. Zaman. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü.

 

At one : Hemfikir. Müttefik. Aynı fikirde. Mutabık. Birleşik.

At one blow : Tek bir darbe ile. Bir vuruşta. Tek vuruşla.

At one scoop : Bir vuruşta. Bir hamlede. Bir darbede.

One time : Tek sefer. Bir defa. Bir sefer. Bir kez.

One time event : Sadece bir kez meydana gelen olay. Nadir ve sıra dışı olgu. Bir defalık olay.

Be at one with : Anlaşmak. Bir kimseyle barışık olmak. Uyum içinde olmak. Aynı bakış açısına sahip olmak. Biriyle uyum halinde olmak. -ile anlaşmak. Biriyle uyuşmak. Aynı fikirde olmak. Aynı şeyleri düşünmek.

At one draught : Bir yudumda. Bir fırtta.

İngilizce At one time Türkçe anlamı, At one time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At one time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concurrent : Aynı zamanda olan. Mutabakata dayalı. Birleşen. Koşutzamanlı. Uyuşmuş. Mutabık. Rastlantısal. Kesişen. Eşzamanlı olan. Anlaşma içinde.

At the same time : Yine de. Bu sırada. Bununla beraber. Aynı zamanda. Bununla birlikte. Birden. Mamafih.

Before time : Erken. İlk vaktiyle. Geçmişte. Öncesinde. İlk. Önceden. Önce.

Simultaneously : Hep beraber. Eşzamanlı olarak. Birlikte. Aynı zamanda.

Fitly : Uygun şekilde. Uygun zamanda. Uygun olarak. Yerinde.

Good old days : Eski güzel günler. Geçmiş iyi günler.

On time : Vakitli. Vaktinde. Dakikası dakikasına. Çalışma zamanı. Tam zamanında. Tam vaktinde.

 

In good time : Biraz erken. Zamanı gelince. Süresi gelince. Önceden belirlenen zamanda. Vaktinde. Sırası gelince. Vakti gelince. Erken. Tam zamanında.

Synchronous : Eşzamanlı. Aynı yörüngede hareket eden. Aynı zamanlı. Özdeş zamanda oluşmuş kayaçlar, ya da özdeş zamanda olmuş olaylar. Senkronize. Eş zaman. Aynı frekanslı. Senkron.

In due time : Doğru zamanda. Zamanı dolunca. Vaktinde veya zamanında. Tam zamanında. Zamanı gelince. Vakti gelince. Dakik. Sırası gelince. Vaktinde.

At one time synonyms : on the stroke, langsynes, beforetime, in days of yore, langsyne, in good season, once, in season, duly, isochronal, all at once, of old, before now, erstwhile, before, on one occasion, at one fell swoop, onces, in the course of time, once upon a time, erst, concurrently, meanwhile, together, formerly, in old times, in time, all the while, at a time, in tandem, lang syne, on the same occasion, at the right time.