Concurrent türkçesi Concurrent nedir

  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Aynı olan.
  • Anlaşmış.
  • Anlaşma içinde.
  • Rastlantısal.
  • Aynı zamanda olan.
  • Mutabakata dayalı.
  • Eş zamanlı.
  • Eşzamanlı olan.
  • Uyuşmuş.
  • Aynı zamanda oluşan.
  • Birleşen.
  • Mutabık.
  • Tesadüfi.
  • Kesişen.
  • Uyuşan.
  • Yardımlaşan.
  • Koşutzamanlı.

Concurrent ingilizcede ne demek, Concurrent nerede nasıl kullanılır?

Concurrent application : Koşut zamanlı uygulama. Koşutzamanlı uygulama.

Concurrent conversion : Eşanlı dönüşüm. Eş zamanlı dönüşüm. Eş zamanda dönüşüm.

Concurrent execution : Eş zamanlı çalışma.

Concurrent hard disk access : Koşutzamanlı sabit disk erişimi. Koşut zamanlı sabit disk erişimi.

Concurrent operation : Koşutzamanlı işletim. Birlikte işlem. Koşulzamanlı işletim. Koşut zamanlı işletim. Eş zamanlı işlem.

Non concurrent lines : Kesişmez doğrular.

Concurrent validity : Örtüşmeli geçerlik. Bir testin, bir öğrencinin ya da bir küme öğrencinin betimlenmesi ya da tanınması bakımından uygulama sırasında doğru ölçü verme derecesi. Çakışmalı geçerlilik. Bileşik geçerlik. Kesişen geçerlilik.

Concurrent video update : Koşutzamanlı görüntü güncelleştirme. Koşut zamanlı görüntü güncelleştirme.

Concurrently : Eşzamanlı. Zaman uyumlu. Aynı zamanda oluşarak. Aynı zamanda. Eş zamanlı. Aynı zamanda veya aynı anda. Aynı anda. Uyum içinde.

 

Concurrence : Rastlantı. Fikir birliği. Kesişme noktası. Zamanlaması rastlama. Mutabakat. Aynı olma (fikir). Kesişim. Elbirliği. Muvafakat. Aynı zamana rastlama.

İngilizce Concurrent Türkçe anlamı, Concurrent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concurrent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indiscriminately : Ayrım gözetmeksizin. Ayrıksız. Fark gözetmeden. Tesadüfen. Ayrımcılık yapmadan. Ayrım gözetmeden. Lalettayin. Ayrıma tabi tutmadan. Rastgele.

Dopier : Salak. Esrar çekmiş. Daha sersem olanı. Hap almış.

Randoms : Önceden belirli olmayan biçimde değişebilen. Gelişigüzel. Rasgele. Seçkisiz. Rastgele.

Homologues : Eşit olan. Özdeş olan. Homolog.

Component : Bir özdeği oluşturan kimyasal bileşimi bildirmek için verilmesi gerekli kimyasal türlerden her biri. Birleştirme yoluyla kurulan birleşik kelimelerde, birleşmeye katılan kelimelerden her biri: aslanağzı «bir çiçek adı», hanımeli «bir çiçek adı», kadıngöbeği «bir tatlı türü», katırtırnağı «bir bitki adı» birleşik kelimelerinde bu birleşimi oluşturan aslan, ağız, hanım, el, kadın, göbek vb. kelimeler birer birleşen durumundadır. üretici-dönüşümlü (transfoarmational) gramerde, tabanı oluşturduğu kabul edilen ögelerden her biri. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eleman. Bir dizgeyi oluşturan özdeklerin her biri. bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Bir bilgisayar donanımını oluşturan en küçük herhangi bir öğe. bileşen sözcüğü de kullanılmaktadır. Komponent. Bir bileşim ya da bireşimi oluşturan öğelerden her biri. Parça.

 

Coincidental : Rastlantı eseri olan. Aynı zamanda meydana gelen. Tesadüfi meydana gelen.

Coinciding : Tutarlı olmak. Denk gelmek. Aynı zamana rastlayan. Aynı zamanda meydana gelen. Çatışmak. Uygulama. Aynı zamana denk gelmek. Uymak. Rastlamak.

Numbest : Uyuşturmak. Donakalmış. Hissizleştirmek. Uyuşuk. Duygusuzlaştırmak. Hissiz. Duygusuz.

Torpids : Hareketsiz. Uyuşuk. Tembel. Cansız. Yavaş. Torpid. Duygusuz. Durgun.

Asleep : Uyurken. Uyumakta. Uykuda. Duygusuz. Hissiz. Tembel. Uyuşuk. Uyuyan.

Concurrent synonyms : synchronal, cooccurring, co occurrent, adventitiously, benumbed, occasional, access control, abort sequence, numbed, abnormal end, accidental, abbreviate, enclitic, interlocking, agreed, synchronic, coincident, accent char, fluky, incidental, isochronal, adventitious, torpid, accelerator key, cross, ac adapter, chance, congruent, concurrently, contemporaneous, pursuant, acception, numbs.

Concurrent zıt anlamlı kelimeler, Concurrent kelime anlamı

Asynchronous : Eşzamansız. Asenkron. Eşzamanlı olmayan. Aynı zamanda olmayan. Asinkron. Zaman uyumsuz. Eş zamanlı olmayan. Zamanuyumsuz.

Concurrent ingilizce tanımı, definition of Concurrent

Concurrent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, concurs. Coöperating. A joint or contributory cause. Acting in conjunction. Agreeing in the same act or opinion. Contributing to the same event or effect.