Coinciding türkçesi Coinciding nedir
- Tutarlı olmak.
- Uymak.
- Aynı zamanda meydana gelen.
- Aynı zamana denk gelmek.
- Uygulama.
- Rastlamak.
- Hukuk alanında kullanılır.
- Aynı zamana rastlayan.
- Denk gelmek.
- Çatışmak.
Coinciding ingilizcede ne demek, Coinciding nerede nasıl kullanılır?
Coincide : Uymak. Rastlamak. Çatışmak. Tutarlı olmak. Kesişmek. Örtüşmek. Denk gelmek. Bir olmak. Aynı ana denk gelmek. Çakışmak.
Coincided : Aynı ana denk gelmek. Tutarlı olmak. Rastlamak. Örtüşmek. Çakışmak. Kesişmek. Çatışmak. Denk gelmek. Uymak. Bir olmak.
Coincidence : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Çakışma. Denk gelme. Yinelenen bir olguda eşanlı olma hali. Tesadüf. Rast. Eşanlık. Aynı zamanda olma. Rastlantı. Uygunluk.
Coincidence circuit : Koinsidens devresi. Çakışma devresi.
Coincidence element : Eşdeğerlik öğesi.
Coincident : Tesadüfi. Rastlayan. Kesişen. Çakışık. Aynı zamanda meydana gelen. Uyan. Rastlantısal. Tutarlı olan. Tesadüf eden. Mutabık.
Coincidence of wants : İsteklerin beraberliği. Takas düzeninde takas işleminin gerçekleştirilebilmesi için tarafların birbirlerinin mallarına karşılıklı istemlerinin olması.
Coincidentally : Şans eseri. Tesadüfen. Gelişigüzel.
Coincides : Aynı ana denk gelmek. Denk gelmek. Örtüşmek. Uymak. Çakışmak. Bir olmak. Tutarlı olmak. Çatışmak. Kesişmek. Rastlamak.
Coincidently : Kesişerek. Rastlantısal bir şekilde.
İngilizce Coinciding Türkçe anlamı, Coinciding eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Coinciding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abide by : (sözünü) tutmak. İtaat etmek. Sadık kalmak. Sözünde durmak. Dayanmak. Bağlı kalmak. Katlanmak. Kararından dönmemek. Razı olmak. -e uymak.
Light : 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Hafif. Soba yakmak. Işık saçmak. Aydınlık. Eşik. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Neşelendirmek. Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım.
Bump into : Bindirmek. Hızla çarpmak. Çarpmak. Tesadüf etmek. Rastgelmek. Rastlantı sonucu karşılaşmak. Toslamak. Karşılaşmak. Arabayla (ağaca vb) çarpmak.
Synchronic : Eşzamanlı. Senkronik. Bir dil olayının, bir dil konusunun tarihi devirlerdeki değişme ve gelişmelerini dikkate almayarak, yalnız belirli bir zaman kesiti içindeki durumunu inceleyen. bk. eş zamanlılık. Eşsüremli. Eş zamanlı. Senkron. Eş zamanlı yöntem. Dil olaylarını belirli bir süre içinde ve tarihi değişme ve gelişmelere bağlı olmadan durağan (statique) olarak inceleme yöntemi. söz gelişi türkiye türkçesindeki ünlü ve ünsüz uyumu olaylarının tespiti gibi. art zamanlı yöntemin karşıtıdır.
Employing : İş verme. İstihdam etme. Çalıştırma. Kullanma.
Chance upon : Tesadüfen karşılaşmak. Tesadüfen bulmak. Tesadüf etmek. Şans eseri bulmak. Karşılaşmak. Rastgelmek. Rastlantı sonucu bulmak. Rastlaşmak.
App : Kullanım. Belirli bir görevi yerine getiren program (kelime işlemci, elektronik tablolama, grafik programlar, vs. gibi). (bilgisayar) yürütme.
Hold together : Tutarlı olmak (ifade). Ayrılmamak. Bir arada tutmak. Tutturmak. Hep beraber olmak.
Colliding : Çarpmak. Ters düşmek. Çarpışan. Çarpışmak. Zıt düşmek.
Abidden : Baki kalmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Katlanmak. Sadık kalmak. Durmak. İkamet etmek. Dayanmak. Beklemek. Çekmek.
Coinciding synonyms : cooccurring, synchronal, co occurrent, coincided, administration of justice, application, effectuation, correspond to, acts contra bonos mores, american law of corporation, abide, be in conflict, run into, adapt oneself, annulment, contravene, be equal to, act of witness, blunder on, administrations, alight, lighting, abides, cohere, activation, administer an oath, enforcements, alit, administrative districts, abided, applications, alight on, coincident.
Coinciding zıt anlamlı kelimeler, Coinciding kelime anlamı
Asynchronous : Zaman uyumsuz. Zamanuyumsuz. Eş zamanlı olmayan. Asinkron. Asenkron. Eşzamansız. Eşzamanlı olmayan. Aynı zamanda olmayan.

Bu kısımda Coinciding kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Coinciding ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Coinciding anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Coinciding ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.