Colliding türkçesi Colliding nedir

Colliding ingilizcede ne demek, Colliding nerede nasıl kullanılır?

Collidine : Kolidin. Leşlerden yayılan pis kokulu madde (yağ).

Collide : Çarpışmak. Zıt görüşte olmak. Birbirine çarpmak. Çatışmak. Çarpmak. Zıt düşmek. Ters düşmek. Zıt olmak. Tokuşmak.

Collide with : -e vurmak (örneğin, “o ağaca çarptı”). (araba) çarpışmak. -e çarpmak. Çarpmak. Çarpışmak.

Collided : Çarpmak. Çarpışmak. Birbirine çarpmak. Tokuşmak. Çatışmak. Ters düşmek. Zıt düşmek.

Collides : Zıt düşmek. Çarpışmak. Birbirine çarpmak. Ters düşmek. Çatışmak. Tokuşmak. Çarpmak.

Appendices colli : Bazı koyun, keçi ve domuz ırklarında, boynun başlangıcında görülen ve bir deri oluşumu olan küpeler. Appendises kolli.

Collier : Madenci. Kömür ocağı işçisi. Kömür gemisi işçisi. Kömür işçisi. Kömür teknesi. Kömür gemisi. Kömür madeni işçisi. Kömür nakliye gemisi. Maden işçisi.

Colliers : Madenci. Kömür ocağı işçisi. Kömür gemisi. Kömür gemisi işçisi.

Colliculus caudalis : Tectum mesencephali'nin arkada yer alan iki yumrusu. Kollikulus kaudalis.

Colliculus rostralis : Kollikulus rostralis. Tectum mesencephali'nin önde yer alan iki yumrusu.

İngilizce Colliding Türkçe anlamı, Colliding eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Colliding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confronts : Karşı durmak. Karşı koymak. Karşısına çıkmak. Karşılaştırmak. Yüzleştirmek. Kötülemek. Üstüne gitmek. Yüz yüze getirmek. Yüz yüze gelmek.

Trusting : Güven dolu. İnançlı. Güvenme. Çabuk inanan. Güvenen. Güvenilir.

Contradicted : Yalanlamak. Çelişmek. Aksini iddia etmek.

Coinciding : Tutarlı olmak. Aynı zamana rastlayan. Denk gelmek. Aynı zamana denk gelmek. Uymak. Uygulama. Rastlamak. Aynı zamanda meydana gelen.

Bang into : Toslamak.

Contending : Uğraşmak. Savaşmak. Yarışmak. Tartışmak. İddia etmek. Çekişmek. Rekabet etmek. Çekişen. İleri sürmek.

Bashes : Eğlence. Sert vuruş. Deneme. Şiddetle vurmak. İndirmek. Kuvvetle vurmak. Hızla vurmak. Sertçe vurmak. Geçirmek.

Contradict : Birbirini tutmamak. Tekzip etmek. Yalanlamak. Tezat teşkil etmek. Çelişmek. İnkar etmek. Aykırı düşmek. Yadsımak. Aksini iddia etmek.

Run against : İle karşılaşmak. Aksine gitmek. (seçimlerde) yarışmak. Rakip olmak. Yarış halinde olmak. Çatmak. Uğramak. Rastlamak.

Battle : Savaşmak. Açık, düzlük yerde yapılan büyük savaş. Savaşım. Muharebe. Çarpışma. Dövüşmek. İki veya daha fazla çalgı ustasının, hangisinin çalgıya daha hakim olduğunu göstermek amacıyla belli bir ritim üzerinde sırayla solo atmalarına dayalı yarışma. Çok uğraşmak. Meydan savaşı.

Colliding synonyms : cannoned, be at variance with, belying, contravene, fly in the face of, boff, bump, be contradictory, cannon, battled, collide, bump into, clash, barging, be contrary to, be at variance, belies, fall foul, clashing, cannoning, biff, conflict, confront, alight upon, biffed, come into collision with, collided, banged, bumped, collides, barged, coincides, contradicting.

 

Colliding zıt anlamlı kelimeler, Colliding kelime anlamı

Distrustful : Başkalarına güvenmeyen. Kuruntulu. Şüpheci. Güvensiz. İtimatsız. Şüpheli. Vesveseli. Kuşkulu.