Collided türkçesi Collided nedir

Collided ile ilgili cümleler

English: The car collided with a truck.
Turkish: Araba bir kamyonla çarpıştı.

English: Our bus collided with a truck.
Turkish: Bizim otobüsümüz bir kamyonla çarpıştı.

English: His car collided with a train.
Turkish: Onun arabası bir trenle çarpıştı.

English: The cars collided head on.
Turkish: Arabalar kafa kafaya çarpıştı.

English: I almost collided with Thomas.
Turkish: Ben neredeyse Thomas'la çarpışıyordum.

Collided ingilizcede ne demek, Collided nerede nasıl kullanılır?

Collide with : -e vurmak (örneğin, “o ağaca çarptı”). Çarpmak. -e çarpmak. Çarpışmak. (araba) çarpışmak.

Collide : Zıt görüşte olmak. Çarpmak. Çarpışmak. Ters düşmek. Birbirine çarpmak. Zıt olmak. Zıt düşmek. Çatışmak. Tokuşmak.

Collides : Çarpmak. Zıt düşmek. Birbirine çarpmak. Tokuşmak. Çatışmak. Ters düşmek. Çarpışmak.

Collidine : Leşlerden yayılan pis kokulu madde (yağ). Kolidin.

Colliding : Çatışmak. Ters düşmek. Çarpışan. Çarpmak. Zıt düşmek. Çarpışmak.

Collier : Kömür madeni işçisi. Madenci. Kömür gemisi işçisi. Kömür nakliye gemisi. Kömür teknesi. Kömür gemisi. Maden işçisi. Kömür işçisi. Kömür ocağı işçisi.

 

Colliculus caudalis : Kollikulus kaudalis. Tectum mesencephali'nin arkada yer alan iki yumrusu.

Colliculus seminalis : Meni tepeciği. Üretranın başlangıç kısmının dorsal duvarında yer alan, ductus ejaculatorius'un açıldığı tepe biçiminde bir kabartı, kollikulus seminalis. Kollikulus seminalis.

Collied : Kirletmek. İs lekesi yapmak.

Collie : İskoçya’dan köken alan, yüzyıllar boyunca sürülerin korunması ve güdülmesinde çoban köpeği olarak insanlara hizmet eden, oldukça zeki ve zekası sayesinde kurtarma köpeği, körlere rehber, televizyon yıldızlığı ve koruma köpekliği gibi çeşitli görevleri başarıyla yerine getirebilen, hareketli ve çevik, başı zarif, ince-uzun ve üst kısmı düz, kulakların yalnızca ¾'ü dik ve uç kısımları öne doğru kıvrık, kısa ve uzun tüylü olmak üzere iki tipi bulunan, uzun tüylü tipinde bol çift tüy boyun ve göğüste yele oluşturan, her iki tipinde de baştaki tüyleri kısa, rengi açık kahve ve beyaz, üç renkli (siyah-beyaz ve pas rengi) veya kahve rengi, güzelliği ve zekası sayesinde aile ve gösteri köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı. Lessie tipi köpek. İskoç çoban köpeği. İşkoç çoban köpeği. Kolli.

İngilizce Collided Türkçe anlamı, Collided eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collided ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bash : İndirmek. Yumruk. Geçirmek. Deneme. Şiddetle vurmak. Sert vuruş. Eğlence. Kuvvetle vurmak. Hızla vurmak.

Bumps : Bindirmek. Toslamak.

Coincided : Uymak. Örtüşmek. Denk gelmek. Aynı ana denk gelmek. Rastlamak. Kesişmek. Tutarlı olmak. Çakışmak. Bir olmak.

 

Hit : Varmak. Rastgelmek. Futbol, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ulaşmak. Yaralamak. Olmak. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Dürtüş. Vuruş.

Confront : Karşı koymak. Kötülemek. Yüz yüze gelmek. Yüz yüze getirmek. Karşısına çıkmak. Karşılaştırmak. Üstüne gitmek. Yüzleştirmek. Karşı durmak.

Bashed : Deneme. Sertçe vurmak. Hızla vurmak. Geçirmek. Şiddetle vurmak. İndirmek. Eğlence. Sert vuruş. Kuvvetle vurmak.

Conflict : Bağdaşmamak. Anlaşmazlığa düşmek. Savaş. Bilgisayar, eğitim, tiyatro, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Çekişme. Uyuşmazlık. Tutmamak. Aynı anda ortaya çıkan birbirine karşıt ya da eşit derecede çekici dilek ve isteklerin bireyde yarattığı ruhsal durum. birbirleriyle uyuşmayan dilek, istek ya da ereklerin yarışmasından ortaya çıkan üzücü ya da kıvanç vermekten uzak bilinç durumu. Anlaşmazlık.

Barge : Dalmak. Yüzen ev. Duba. Mavna. Toslamak. Mavna ile taşımak. Ev gib kullanılan duba. Kesmek. İçeriye paldır küldür girmek. Gemilere ve yakın kıyılara yük taşıyan güvertesiz büyük tekne. büyük, üç köşe yelkenli yük gemisi.

Belying : Yanıltmak. Yalancı çıkarmak. Çelişerek. Yalanlamak. Çelişmek.

Strike : Vurgun. İş bırakımı. Nükleer saldırı. İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları. İşbırakımı. İşverenle işçiler arasında baş gösteren anlaşmazlıklar nedeniyle işçilerin toplu olarak işi bırakmaları. Maden bulma. İzlenim bırakmak. Çakmak (kibriti). Vurma.

Collided synonyms : superconducting supercollider, atom smasher, proton accelerator, clashed, accelerator, impinge on, fall foul, be contradictory, bump into, contradict, collides, come into collision with, collide with, be contrary to, be at variance, biff, be in conflict, belie, clash, boff, confronts, barging, bump, biffed, electron accelerator, contravene, bumped, battled, boffs, be at variance with, knock together, alight upon, run against.

Collided zıt anlamlı kelimeler, Collided kelime anlamı

Miss : Bayan (evlenmemiş). İsabet etmeme. Anlamamak. Evli olmayan bayan. Matmazel. Karavana. Kız. Hanım. Özlem duymak. Özlemek.

Buttoned : Düğmeli. İlikli. Düğmelenmiş. Düğmeyle bağlanmış.