One time türkçesi One time nedir

One time ile ilgili cümleler

English: At one time I was saying I want to become a novelist.
Turkish: Bir zamanlar romancı olmak istediğimi söylüyordum.

English: At one time Nigeria was a British colony.
Turkish: Bir zamanlar, Nijerya bir Britanya kolonisiydi.

English: At one time there were many slaves in America.
Turkish: Bir zamanlar Amerika'da birçok köle vardı.

English: Ali is married to Mary now, but at one time he was married to Alice.
Turkish: Ali şimdi Mary ile evli ama o vaktiyle Alice ile evliydi.

English: At one time we were enemies, but we've buried the hatchet and we are now on friendly terms with each other.
Turkish: Biz bir zamanlar düşmandık fakat baltayı gömdük ve şimdi birbirimizle dostane şartlardayız.

One time ingilizcede ne demek, One time nerede nasıl kullanılır?

One : Bir. Birisi. Bir tane. Kimse. Bir sayısı. Tek. Bir (sayı olarak). 1. İnsan. Aynı.

Time : Zaman. Süre. Kere. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Kez. Zamanlama yapmak. Müddet. Defa. Süre tutmak. Temposunu belirlemek.

One time event : Bir defalık olay. Sadece bir kez meydana gelen olay. Nadir ve sıra dışı olgu.

One time insertion : Sadece bir kez basılan reklam.

One time slip : Sadece bir kez yapılan hata. Benzersiz hata.

 

One act play : Tek perdelik oyun.

At one time : Vaktiyle. Aynı anda. Eskiden. Zamanında. Vaktiyle eskiden. Eş zamanlı. Bir zamanlar.

İngilizce One time Türkçe anlamı, One time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak One time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ever : Şimdiye kadar. Ebedi. Herhangi bir zamanda. Şu ana kadar. Haçansa. Giderek. Gitgide. Her zaman. Durmadan.

For once : Bir kereliğine. Bir defacık. Bir kerelik. Bir seferliğine. Bu sefer. Sadece bir defaya mahsus. Tek seferlik. Bir defalığına. Bir kerecik.

One shot : El.

Onces : Eskiden. Hemen. Bir sefere mahsus. Bir kere. Bir defasında. Birkez. Bir zamanlar.

Once : Eskiden. Bir kere. Hemen. Bir zamanlar. -diği zaman. Birkez. Bir sefere mahsus. -dimi.