Once türkçesi Once nedir

Once ile ilgili cümleler

English: "Speak to me in French too - not just in German!" "No, because once I start, it'll become a habit and then how am I supposed to improve my German?"
Turkish: "Benimle Fransızca da konuş, sadece Almanca değil!" "Hayır, çünkü bir kez başlarsam bu bir alışkanlık olacak ve ben nasıl Almancamı geliştireceğim?"

English: A wily hunter, Christopher Columbus once donned a red riding hood and went into the forest. Without a doubt, he attracted the Big Bad Wolf, grabbed him, and dragged the screaming wolf back to his ship.
Turkish: Bir kurnaz avcı, Christopher Columbus bir zamanlar kırmızı bir başlık giydi ve ormana gitti. Şüphesiz, o büyük kötü kurdu cezbetti, onu yakaladı, ve bağıran kurdu gemisine geri götürdü.

English: A word once uttered can never be recalled.
Turkish: Söylenen bir kelime asla geri alınamaz.

English: A renowned tactician, Christopher Columbus once downed an entire pirate fleet by stealing all of their fruits and vegetables, thus giving them scurvy.
Turkish: Bir ünlü taktisyen, Christopher Columbus bir zamanlar onların tüm sebze ve meyvelerini çalarak, böylece onlara iskorbüt vererek tüm korsan filosunu yok etti,

 

English: A chance like this only comes along once in a blue moon.
Turkish: Böyle bir fırsat ancak kırk yılda bir gelir.

Once ingilizcede ne demek, Once nerede nasıl kullanılır?

Once a week : Haftada bir kez. Haftada bir defa. Haftalık. Haftada bir sefer. Haftada 1 sefer. Haftada 1 kere. Haftada bir kere. Haftada 1 kez. Haftada bir.

Once a year : Yılda bir kere. Yılda bir.

Once again : Yalnız bir defa. Bir kez daha. Bir kere daha. Bir daha. Yeniden. Tekrar. İlk ve son olarak. Yine. Son olarak.

Once and for all : Kesin olarak. Son kez. Kati olarak. Son olarak. İlk ve son olarak. İlk ve son. İlk ve son kez. Tek kalemde. Bir kalemde.

Once bitten twice shy : Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer. Geçmişte yara almış kimse gelecekte iki misli daha dikkatli olacaktır.

Every once in a while : Ara sıra. Arada bir. Nadiren.

Once upon a time : Bir vakitler. Evvel zaman içinde. Bir zamanlar. Vaktiyle. Bir varmış bir yokmuş. Eskiden. Varmış bir yokmuş. Vakti zamanında. Vakti evvel.

Once in a lifetime opportunity : Bir daha hiçbir zaman gelmeyecek olan fırsat. Hayatının şansı. Hayatının fırsatı.

A first cousin once removed : Kardeş torunu. Kuzen çocuğu. Kuzenin çocuğu.

Once or twice : Bir iki defa. Bir iki kez. Bir iki kere.

İngilizce Once Türkçe anlamı, Once eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Once ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In old times : Eski zamanlarda.

At the drop of a hat : Hemencecik. Hemen ve seve seve. Tereddütsüz. Çabucak ve isteyerek. Birdenbire. Gecikmeden (konuşma dili). Derhal. Hemen istekle. Aniden.

 

Only once : Sadece bir kere. Sadece bir defa. Sadece bir kez. Bir kereye mahsus.

For once : Bir defalığına. Bir seferliğine. Sadece bir defaya mahsus. Bir kereliğine. Bir kerecik. Bir defacık. Bir kerelik. Tek seferlik. Bu sefer.

For one thing : Öncelikle. İlk şey. Önce. Evvela. Hepsinden önce.

Forthright : Bir kerede. Candan. Açık. Açık sözlü. Tereddütsüz. Dobra dobra. Samimi. İçten. Açıksözlü.

As soon as : İle beraber. Mümkün olduğu kadar çabuk. Derhal. En kısa zamanda. Yapar yapmaz. İster istemez. -er -mez. İnce. İle birlikte.

Before now : Önceden. Bundan önce.

At a word : Derhal.

Once synonyms : in one case, onces, at short notice, first thing, erstwhile, at a glance, on one occasion, beforetime, whens, before, directly, anciently, at no time, to start with, when, just once, the moment, ever, forthwith, formerly, erelong, this once, at a time, for this once, bang off, one time, erst, in olden days, anon, to begin with, at once, lang syne, at any moment.

Once ingilizce tanımı, definition of Once

Once kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : For one time. By limitation to the number one. Not twice nor any number of times more than one. The ounce.