For one thing türkçesi For one thing nedir

  • İlk şey.
  • Evvela.
  • Öncelikle.
  • Bir kere.
  • Hepsinden önce.
  • Önce.

For one thing ile ilgili cümleler

English: For one thing, I am poor; for another, I am busy.
Turkish: Bir taraftan yoksulum diğer taraftan meşgulüm.

English: For one thing, I'm penniless; for another, I don't have the time.
Turkish: Öncelikle, beş parasızım, ayrıca, zamanım yok.

English: For one thing he is lazy, for another he drinks.
Turkish: Öncelikle o tembeldir, diğer taraftan içki içer.

English: For one thing, I'm busy; for another, I'm not interested.
Turkish: Bir şeyle meşgulüm, başkasıyla ilgilenmiyorum.

For one thing ingilizcede ne demek, For one thing nerede nasıl kullanılır?

For : Namına. Yönünden. Çünkü. -e uygun. Yüzünden. -dir. Nedeniyle. Karşılığında. -e. -dır.

One : Biri. 1. Bir sayısı. Bir (sayı olarak). Tek. Kimse. İnsan. Bir tane. Birisi. Bir.

Thing : Konu. Gerekli şey. Kimse. Obje. Yaratık. Şey. Mevcudiyet. Olay. Nesne. Canlı.

For oneself : Kendi iyiliği için. Kendi çıkarı için. Kendi sahip oldukları için.

Carry too many guns for one : Boy ölçülemez olmak.

Carve out a career for oneself : Kariyer yapmak.

Make it hot for one : Birini rahatsız etmek.

Feel sorry for oneself : Derdine yanmak.

Make a name for oneself : Ad yapmak. Adını duyurmak. İsim yapmak. Adından söz ettirmek. Ün yapmak. Ünlenmek. Sükse yapmak. Ün kazanmak.

 

Say for oneself : Kendisini haklı çıkarmak. Özür dilemek. Kendisini savunmak.

İngilizce For one thing Türkçe anlamı, For one thing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak For one thing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ante : Giriş. Bop. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para sürmek. Bop (poker). Para koymak. Ön. Para vermek. Ödemek.

Anting : Para koymak. Giriş. Ödemek. Para sürmek. Bop. Para vermek. Bop (poker). Ön. Pokerde başlangıçta ortaya konan para.

Anted : Para sürmek. Para koymak. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Bop. Para vermek. Ödemek. Bop (poker). Giriş. Ön.

In the first place : Her şeyden önce. Evvel emirde. Daha en başta. En önce. İlkin. İlk önce en önce. Evvelemirde. İlk önce.

In preference to : -e tercihen. Tercihen.

Antecedently : Öncel olarak. İlk olarak. Geçmişe dayalı olarak. Önceden.

Antings : Ödemek. Ön. Para koymak. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Bop (poker). Para sürmek. Giriş. Bop. Para vermek.

Principally : Aslında. Genellikle. Ekseriyetle. En çok. Başlıca. Esasen. Asıl. Çoğunlukla. Öncelikli olarak. Özellikle.

At the outset : İlk önce. Başlangıçta. Başta. Başlangıcında. Öncelikli olarak. İlk olarak. Başlarken. En başında.

Avant : Öncü. Öncesi. Önde olan. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.

For one thing synonyms : to start with, ago, primarily, once, first things first, for this once, before, to begin with, anteing, first, erst, ere, beforehand, agoing, cardinally, before time, preemptively, first of all, for starters, antes, at first, onces, imprimis, for a kick off, right off the bat, first and foremost, firstly, back.