In old times türkçesi In old times nedir

In old times ingilizcede ne demek, In old times nerede nasıl kullanılır?

In : De. İçeriye. Çok moda olan. Olarak. Tutulan. İçine. İktidardaki. Dahili. İç. İçeri.

Old : ...yaşında. Pişkin. Önceki. Köhne. İhtiyar. Yaşlı. Deneyimli. Eski. Büyük. Eskimiş.

Times : Şimdiki zaman. Kat. Defa. Günler. Kez. Devir. Çağ. Çarpı. Zaman. Kere.

In olden days : Geçen zamanlarda. Eski günlerde. Eskiden. Uzun zaman önce. Önceden. Yıllar öncesinde.

Died in old age : Yaşı büyükken öldü. Dolu ve uzun bir hayat yaşadıktan sonra vefat etti. Yaşlı öldü.

Old times : Eski güzel günler. Modası geçmiş. Antik. Eski zamanlara ait. Eskiye ait.

For old times sake : Eski günlerin hatırına. Arkadaşlığımızın anısına. Geçmişin anısına.

İngilizce In old times Türkçe anlamı, In old times eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In old times ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Formerly : Önceden. Evvel zaman. Evvelden. Vaktiyle. Evvelce.

Erst : Önceden. Vaktiyle. Daha evvel (arkaik). Evvela.

Beforetime : Önceden. Erken.

In olden days : Yıllar öncesinde. Eski günlerde. Uzun zaman önce. Geçen zamanlarda. Önceden.

Before : -den önce. Önden. Önüne. Huzurunda. Evvel. Önde. İlerisinde. -meden önce. Karşısında. Önünde.

 

In days of yore : Çok eskiden. Bir zamanlar. Vaktiyle.

Once : Bir defasında. Bir zamanlar. -dimi. Birkez. Bir defa. -diği zaman. Bir kez. Bir kere. -ince.

Once upon a time : Bir zamanlar. Vakti evvel. Varmış bir yokmuş. Vakti zamanında. Bir varmış bir yokmuş. Vaktiyle. Evvel zaman içinde. Bir vakitler.

Anciently : Çok eski bir şekilde. Eskilerde.

On one occasion : Bir zamanlar. Vaktiyle. Yeniden. Bir seferinde. Bir kez daha. Bir keresinde.

In old times synonyms : lang syne, erstwhile, at one time, in ancient times, before now, of old.