Once upon a time türkçesi Once upon a time nedir
- Bir varmış bir yokmuş.
- Varmış bir yokmuş.
- Vakti evvel.
- Vakti zamanında.
- Eskiden.
- Vaktiyle.
- Evvel zaman içinde.
- Bir vakitler.
- Bir zamanlar.
Once upon a time ile ilgili cümleler
English: There was once upon a time a king who had twelve daughters.
Turkish: Bir zamanlar oniki kızı olan bir kral vardı.
English: Once upon a time there lived an emperor who was a great conqueror, and reigned over more countries than anyone in the world.
Turkish: Bir zamanlar büyük bir fatih olan bir imparator yaşardı ve dünyadaki herhangi birinden daha fazla ülkede hüküm sürdü.
English: Once upon a time an old man and his wife lived together in a little village.
Turkish: Bir zamanlar yaşlı bir adam ve karısı küçük bir köyde birlikte yaşarmış.
English: Once upon a time
Turkish: Bir varmış bir yokmuş.
English: Once upon a time there lived a king and queen who had three very beautiful daughters.
Turkish: Bizr zamanlar, üç çok güzel kızı olan bir kral ve kraliçe yaşardı.
Once upon a time ingilizcede ne demek, Once upon a time nerede nasıl kullanılır?
Once : Bir kez. Bir kere. -ince. Bir zamanlar. Eskiden. -diği zaman. Hemen. Bir defasında. Birkez. -dimi.
Upon : Göre. İle. Üzerinde. Üzerine. Üstünde.
A : Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Miktar belirtir. Atom ağırlığı. Argonun simgesi. (herhangi) bir. Amperin simgesi. Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. La (müzik terimi).
Time : Ayarlamak. Kurmak. Zaman. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Kez. Tempo tutmak. Saat tutmak. Zamanlama yapmak. Vakit. Yerbilim zamanı.
At a time : Bir zamanlar. Birden. Anda. Belli bir dönemde. Bir seferde. Zamanda.
Carry out in a timely fashion : Acilen yerine getirmek. Acilen uygulamak.
Character at a time printer : Karakter yazıcı.
Have a whale of a time : Çok iyi vakit geçirmek. Çok eğlenmek.
For a time : Bir süre. Kısa bir süre için. Bir müddet.
İngilizce Once upon a time Türkçe anlamı, Once upon a time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Once upon a time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
In days of yore : Çok eskiden.
Of old : Eskiden kalma. Çok önceleri. Uzun zaman önce. Eski zamanlarda. Eski. Uzun süredir. Geçmişte. Geçmişteki.
In olden days : Yıllar öncesinde. Geçen zamanlarda. Eski günlerde. Önceden. Uzun zaman önce.
Erstwhile : Bir zamanlarki. Sabık. Önceden. Eski.
At one time : Zamanında. Eş zamanlı. Aynı anda. Vaktiyle eskiden.
Since time immemorial : Eski çağlardan beri. Çok eskiden veya eski zamanlardan beri.
Formerly : Evvel zaman. Evvelden. Evvelce. Önceden.
Onces : Bir sefere mahsus. Bir kere. Bir defasında. Hemen. Bir defa. Bir kez. Birkez.
Good old days : Geçmiş iyi günler. Eski güzel günler.
In old times : Eski zamanlarda.
Once upon a time synonyms : before time, before, erst, lang syne, once, anciently, langsynes, on one occasion, langsyne, beforetime, before now, at a time, ere now.

Bu kısımda Once upon a time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Once upon a time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Once upon a time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Once upon a time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.