For a time türkçesi For a time nedir

For a time ile ilgili cümleler

English: The car dove into the field and, after bumping along for a time, came to a halt.
Turkish: Araba tarlaya daldı ve bir süre sarsıldıktan sonra durma noktasına geldi.

English: For a time, things were peaceful.
Turkish: Bir süre için her şey huzurlu idi.

English: He stayed in London for a time.
Turkish: O, bir süre Londra'da kaldı.

English: He lived here for a time.
Turkish: O, bir süre burada yaşadı.

English: He was happy for a time.
Turkish: O, bir süre mutluydu.

For a time ingilizcede ne demek, For a time nerede nasıl kullanılır?

For : Süresince. Yüzünden. -e göre. Adına. Dair. -dir. Diye. Yönünden. Nedeniyle. -e karşı.

A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Amperin simgesi. Pek iyi. Argonun simgesi. (herhangi) bir. En yüksek not. Herhangi bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı.

Time : Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Tempo tutmak. Zamanlama yapmak. Zamanlamak. Önel. Kurmak. Yerbilim zamanı. Kere. Temposunu belirlemek. Vakit.

For a brief moment : Küçük bir zaman periyodu esnasında. Kısa bir an için.

For a certain sum : Eğer belli bir miktar para verilirse. Belirli bir ücret karşılığı.

 

For a long time : Çok uzun zamandır. Uzun zamandır. Hanidir. Uzun müddettir. Çoktan beri. Uzun bir zaman. Uzun zamandan beri. Epeydir. Uzun süreden beri. Çoktan.

For a lark : Şaka olsun diye. Eğlence için. Muziplik için. Şakasına.

For a change : Fark için. Değişimin hatırı için. Değişiklik olsun diye.

For a little while : Birsüre. Kısa bir süreden beri.

For a consideration : Para karşılığı.

İngilizce For a time Türkçe anlamı, For a time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak For a time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Awhile : Biraz.

For a while : Bir süreliğine. Bir süredir. Kısa süreliğine. Kısa bir süre. Bir süre için.

For some time : Bir süre için.

For a time synonyms : a while.