In olden days türkçesi In olden days nedir

  • Geçen zamanlarda.
  • [#önce Önceden].
  • Eskiden.
  • Yıllar öncesinde.
  • Uzun zaman önce.
  • Eski günlerde.

In olden days ingilizcede ne demek, In olden days nerede nasıl kullanılır?

In : Dahili. İçine. De. Halinde. İçinde. Mevsimi gelmiş. Olarak. İktidardaki. Gelmiş olan. İçeri.

Olden : Uzun süre önceki. Eski. Geçmiş. Eski zamana ait.

Days : Yaşam. Günde bir. Günden daha önce olanlar. Gün içinde izin ver. Eyyam. Gün. Günden fazla. Günler.

İngilizce In olden days Türkçe anlamı, In olden days eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In olden days ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beforehand : Önce. Peşin olarak. Peşinen. Baştan. İlk önce. Peşin. Daha öncesinde.

Before time : Vaktiyle. İlk vaktiyle. Öncesinde. Geçmişte. Önce. İlk. Erken.

In days of yore : Çok eskiden. Bir zamanlar. Vaktiyle.

In ancient times : Geçmiş günlerde. Antik dönemlerde. Eski zamanlarda. Geçmiş dönemlerde.

Ahead : Önden. İleri. Geminin baş tarafında. İlerde. Önde. Önümüzde. İleriye. Gelecekte. İleriki.

Yonks : (argo) uzun zaman. Çok uzun süre. Çağlar.

Of old : Çok önceleri. Uzun süredir. Eski zamanlarda. Geçmişteki. Geçmişte. Eskiden kalma. Eski.

Anteriorly : Anteriyor olarak. Peşinen. Ön tarafla ilgili olarak.

Once : Birkez. Bir defa. Bir zamanlar. Bir kere. Bir defasında. Bir kez. -dimi. -ince. Bir sefere mahsus.

 

Erst : Evvela. Daha evvel (arkaik). Vaktiyle.

In olden days synonyms : ahead of time, days of yore, langsyne, lang syne, ere now, long ago, at one time, a long time ago, already, beforetime, before, the distant past, antecedently, a long while ago, erenow, anciently, years ago, far back, once upon a time, aforetime, a little previous, before now, erstwhile, on one occasion, in old times, formerly.