Ahead türkçesi Ahead nedir

Ahead ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't find anything better to do, so he decided to just go ahead and finish his homework.
Turkish: Ali yapacak daha iyi bir şey bulamadı, bu yüzden sadece devam etmeye ve işini bitirmeye karar verdi.

English: Ali arrived ahead of Mary.
Turkish: Ali Mary'nin önünde geldi.

English: Ali always makes a point of arriving at least five minutes ahead of time.
Turkish: Ali her zaman en az beş dakika önce varmayı kendine vazife edinir.

English: Ali decided to go ahead and ask Mary the question he had been wanting to ask.
Turkish: Ali öne geçmeye ve Mary'ye sormak istediği soruyu sormaya karar verdi.

English: Ali decided to go ahead let Mary have her way.
Turkish: Ali Mary'ye yol vermek için öne geçmeye karar verdi.

Ahead ingilizcede ne demek, Ahead nerede nasıl kullanılır?

Ahead of : Daha iyi. İlerisinde. Öncesinde. -den iyi. İn önünde. İleride. -in önünde.

Ahead of schedule : Programdan önce. Plandan veya programdan önde veya önce. Programlamadan daha erken. Planlanandan daha erken.

Ahead of the times : Zamanın ilerisinde.

Ahead of time : Vaktinden önce. Şimdiden. Önceden. Zamanı gelmeden. Erken.

 

Be ahead of : Herkesin önünde olmak. Önde olmak. İlerisinde olmak. Önünde olmak. Öne geçmek.

Shoot ahead of : Hızla geçmek. Fırlayıp geçmek. Geride bırakmak.

Look ahead technique : Bir bilgisayarın ana işlem birimindeki bekleme sürelerini azaltmak üzere, bir komut uygulanmaktayken ana bellekte bunu izleyen komutlara erişip, bunları da, bu amaç için öngörülmüş özel bir yazmaca önceden getirme tekniği. Önceleme.

Get ahead of : Yetişmek. Üstün olmak. Aşmak. Geçmek (rakibi). Önünde olmak. Geçmek. İleri gitmek. -i geçmek.

Streets ahead of : Kat kat üstün. Kat kat iyi.

Get ahead of somebody : İleri olmak. Önüne geçmek.

İngilizce Ahead Türkçe anlamı, Ahead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ahead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In advance : İleride peşin olarak. İşin başında. Önden (ödeme). Peşin. Zamanından önce. Peşin olarak. Peşinen.

Before : Önünde. Eskiden. Karşı. Daha önce. Önüne. -den önce. Nezdinde. Bundan önce.

Ahead of : İn önünde. İlerisinde. Öncesinde. Daha iyi. -in önünde. -den iyi.

Fore : Başta. Önde olan. Pruva. Ön. İlk. Ön taraftaki. Başa doğru. Baş taraf.

Forrarder : Öne.

Antecedently : İlk olarak. Evvela. Geçmişe dayalı olarak. Öncel olarak.

Along : Boyunca. Orada. Uzunluğuna. Oraya. Kıyısında. Birlikte. Süresince. Burada.

Before time : Geçmişte. Vaktiyle. Erken. İlk. Öncesinde. İlk vaktiyle. Önce.

Sometime : Evvelce. Bir zaman. Bir ara. Eskiden. Günün birinde. Önceki. Bir gün. Bazen. Sabık.

Commence : Doktora derecesi almak. Start vermek. Açmak. Başlatmak. Start almak. Yüksek lisans almak. Dava açmak.

 

Ahead synonyms : began, some time, in the long term, embark on, by and by, highering, along with, begun, later on, commenced, commences, fores, infra, forrader, cut along, farther, frontally, front, begin singing, hereafter, some day, anticus, already, on the table, off you go, in future, forward, fwd, ex ante, onwards, further on, embark upon, aforetime.

Ahead zıt anlamlı kelimeler, Ahead kelime anlamı

Backward : Başlangıca yönelmiş. Geçmişe. Geri kalmış. Geri. Geriye. Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi. Geriye yönelmiş. İsteksiz. Tersine. Geç öğrenen.

Back : Arkalık. Geride. Arka. Arka çıkmak. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Vazgeçmek. Önce. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Geri.

Down : Aşağısında. Alaşağı etmek. Aşağıya doğru. Çabucak içmek. Beri. Aşağısına doğru. Yere yıkmak. İndirmek. Boyunca. Aşağı.

Ahead ingilizce tanımı, definition of Ahead

Ahead kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In or to the front. Onward. In advance.