In advance türkçesi In advance nedir

  • Zamanından önce.
  • Önceden.
  • Önden (ödeme).
  • İleride peşin olarak.
  • Peşin olarak.
  • Önünde.
  • Peşinen.
  • İşin başında.
  • Peşin.
  • İleride.
  • Önde.

In advance ile ilgili cümleler

English: I thank you in advance for your assistance.
Turkish: Yardımın için sana şimdiden teşekkür ederim.

English: I would like to thank you in advance for the information.
Turkish: Bilgi için sana peşinen teşekkür ederim.

English: Let me know in advance when you're coming to Boston.
Turkish: Boston'a ne zaman geldiğini bana önceden bildir.

English: I would like to thank you in advance for any help that you are able to give her.
Turkish: Ona yapabileceğin herhangi bir yardım için şimdiden size teşekkür etmek istiyorum.

English: I apologize in advance for his behaviour.
Turkish: Onun davranışları için şimdiden özür dilerim.

In advance ingilizcede ne demek, In advance nerede nasıl kullanılır?

In : İçeri doğru yönelen. Tutulan. İç. İktidardaki. Halinde. İçinde. De. Olarak. Mevsimi gelmiş. Dahili.

Advance : Gelişme. İleri almak. Öne almak (tarih terimi). Geliştirmek. Artmak. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. Yükseltmek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Terfi. Öne sürmek.

In advance of : -nın öncesinde. Öncesinde. -in önünde. -nın önünde. -den ileri. -ndan önce.

 

In advance of the others : Diğerlerinden önce. Herkesten önce.

A year in advance : Bir yıl önceden. Bir yıl önceki.

Be in advance : Önde olmak.

Be in advance of : Önünde olmak.

İngilizce In advance Türkçe anlamı, In advance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In advance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Erst : Daha evvel (arkaik). Eskiden. Vaktiyle. Evvela.

Anteriorly : Anteriyor olarak. Ön tarafla ilgili olarak.

Ahead : İleriye. İleriki. Geminin baş tarafında. Öndeki. İlerde. Önden. Önümüzde. Gelecekte.

Onwards : İleri. İlerde. Sonra. İleriye doğru. İleriye. Beri. Bu yana. İtibaren.

Upfront : Aşikar. Ön ödeme. Dürüst. Belli. Doğru. Açık. Belirgin.

Ahead of time : Vaktinden önce. Zamanı gelmeden. Erken. Şimdiden.

Premature : Zamanından önce gelişen. Erken doğmuş. Erken. Zamanından önce olan. Vakitsiz. Prematüre. Vaktinden önce olan veya gelişen, olgunlaşmamış, olgunlaşma öncesi, erken doğan. Prematür.

Payable at sight : İbrazında ödenir. Gösterildiğinde ödenecek (senet). İlgilisine gösterildiğinde ödenmeleri gerekli olan tecimsel belgitler. İbrazında ödenecek. Görüldüğünde ödenecek. Vadeli olmayan. Görüldüğünde ödenir.

Further on : Ötede.

In advance synonyms : out front, in front, on the nail, fore, cashes, hereafter, infra, before its time, ere now, cash, erstwhile, earlier, below, aforetime, beforetime, at the head of, antecedently, already, in days to come, a little previous, before time, erenow, further, ahead of, untimely, prematurely, later on, onward, right off the bat, in future, ex ante, by and by, cash on the barrelhead.