Upfront türkçesi Upfront nedir

Upfront ile ilgili cümleler

English: I can pay upfront.
Turkish: Peşin olarak ödeyebilirim.

Upfront ingilizcede ne demek, Upfront nerede nasıl kullanılır?

Upfeed : Suyun yapıya alt kattan dağıtılması. Alttan dağıtım.

Upfeed system : Alttan dağıtmalı döşem. Suyu ya da buharı alt kattan yukarı doğru dağıtan döşem.

Upfield : Karşı saha.

Upflow : Yukarı doğru akmak.

Cupful : Fincan dolusu. Kadeh dolusu. Fincan dolusu miktar.

Teacupful : Çay fincanı dolusu.

Kupfernickel : Nikolit.

Salton pupfish : Dişli sazancık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dişli sazangiller (cyprinodontidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, anadolu tatlı sularında çok rastlanan bir tür.

Teacupfuls : Çay fincanı dolusu.

Kupffer : Kupfer.

İngilizce Upfront Türkçe anlamı, Upfront eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upfront ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cheese : Ebegümeci. Peynir. Peynir kalıbı. Çapraz bobin. Sünnet olmamış cinsel organın derisi içerisinde biriken beyaz salgı. Meyve konservesi.

Above board : Gizlisi saklısı olmayan. Açıkça. Kanunlara uygun. Alnı açık. Dürüstçe. Açık ve dürüst. Yasal.

Conscientious : Özenli dikkatli. Özenli. Vicdanlı. İnsaflı. Dikkatli. Hakçı. İtinalı. Özenle yapılmış. İşine bağlı.

 

According to hoyle : Kurallara uygun olarak. Kurallara uygun. Usulüne göre. Tamam. Doğru olarak. Usulen.

Broadest : Genel. Esas. Enli. Yaygın. En geniş. Geniş. Hoşgörülü. Terbiyesiz. Aksanlı.

Ahead : İleriye. Gelecekte. Başlamak. Önceden. Öndeki. Geminin baş tarafında. Önden. İleri doğru. İleri. İleriki.

Determinate : Kati. Mahdut. Hudutlu. Sabit bir sayıya sahip olan. Sınırlı. Mukarrer. Belirli. Kesin. Muayyen.

Apparentness : Ortadalık. Ortada oluş. Besbelli. Açıklık. Aşikarlık. Belli olma. Görünüşte olan. Anlaşılır olma. Bariz.

Clearest : Tiz. Temiz. Parlak. Bütün. Bulutsuz. Kuşkusu olmayan. Tüm. Ortada.

In front : Kafada. Önden. Önce. Başta. Önceden.

Upfront synonyms : before, up front, clear, evidentiary, bares, aright, conch, conspicuous, barer, evidential, earnest, attic, dinkum, definite, conchs, conches, marked, express, christian, authentic, explicit, conscionable, apodictic, prepayment, blankest, broad, aperture, becomings, bawdy, around, came straight from his heart, barest, authentics.

Upfront zıt anlamlı kelimeler, Upfront kelime anlamı

Indirect : İmalı. Dolaşık. Aldatıcı. Doğru olmayan. Aktarmalı. Dolaylı. Dolambaçlı. Endirekt. Vasıtalı.