Determinate türkçesi Determinate nedir

Determinate ingilizcede ne demek, Determinate nerede nasıl kullanılır?

Determinate fault : Kalıcı aksama.

Determinated : Tamlanan. Ad ve sıfat tamlamalarında tamlamanın ikinci ögesini oluşturan ve anlamı belirtilen ad: yaz yağmuru, türkiye gerçeği, can borcu, tahta kaşık, günlük yaşayış, türkçe öğretmeni, koşum takımları, tepenin eteği, günün nüktesi, kemerli kapı, acı söz, uzak yol, bizim çocuk, kaçıncı sıra vb. Belirlenen.

Determinately : Kati bir şekilde. Kararlı bir şekilde. Sınırlı bir şekilde. Kesin olarak.

Determinateness : Kesinlik. Kati olma durumu. Kesin olma durumu. Kararlılık. Azimlilik. Belirlilik.

Indeterminate : Kesin olmayan. Belli olmayan. Şüpheli. Tereddüd. Kuşkulu. Bilinmedik. Kararsızlık. Ortada. Kararsız. Süresi belirsiz.

Determination : Belirtme. Karar. Tahdit. Gereklilik. Saptama. Saplantı. Belirleme. Tespit. Belirlenme. Azim.

Determination of validity : Bir ölçme işleminin dizgeli ya da değişmez yanılgılardan arınma düzeyini ya da konusunu ölçebilme yeteneğini gösteren çözümleme. Geçerlik belirlemesi.

Indeterminately : Belirsizce. Tereddütle. Sınırsız bir şekilde. Şüpheli bir şekilde. Açık olmayan bir şekilde. İstikrarsız bir şekilde. Muğlak bir şekilde. Kararsızlıkla. Kesin olmayan bir şekilde. Belirsiz bir şekilde.

 

Determination of mass : Kütle tayini.

Determinations : Kararlılık. Karar. Belirleme. Niyet. Belirtme. Saplantı. Tespit. Azim. Saptama.

İngilizce Determinate Türkçe anlamı, Determinate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Determinate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Certain : Sabit. Emin. Belirlenmiş. Herhangi bir. Mutlak. Şüphesiz. Ayrım.

Specific : Açık. Özellikli. Özdeşleşmiş. Bir türe özgü. Özel ilaç. Özgül. Kendine özgü.

Dogmatical : Otoriter. Dogmatik. Değişmez. Dik kafalı. Kalıplaşmış.

Decisive : Kesin sonuca ulaştıran. Kesinkes. Nihai. Sonuç üzerinde rol oynayan. Kararlı. Azimli. Sonuca götüren. Şüphesiz.

Knowns : Bildik. Sayılı. Bilinen. Tanınmış. Ünlü. Bilindik. Malum. Bilinilen.

Final : Son karşılaşma. Kusursuz. Sonda gelen. Nihai. En son. Son maç. Dönem sonu sınavı. Atletizm, bilgisayar, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır. Final.

Givens : Düşkün. Verili. Verilmiş. Verilen. Bahsi geçen (durum vb). Doğuştan olan. Müptela. Bilinen.

Explicit : Açık sözlü. Sarih. Açık seçik. Apaçık. Belirtilmiş. Açıkça. Belirgin. Açık. Net.

Stated : Düzenli. Kayıtlı. Belirtilen. Beyan edilmiş. Açıklanmış. Muntazam. Belirtilmiş.

Broad : Esas. Sınırsız. Yüzeysel. Kaba. Liberal. Genel. Hoşgörülü. Kadın. Enli. Serbest.

Determinate synonyms : conspicuous, affirmatives, express, conclusive, stationary, as large as life, limiteds, particular, precise, concrete, determined, narrow, localised, categoric, finite, delimited, irreversible, categorical, acquired, localized, explicit function, given, flattest, assertive, accurate, clearest, contracted, measurable, avowed, affirmative, limitative, limited, apparent.

 

Determinate zıt anlamlı kelimeler, Determinate kelime anlamı

Indeterminate : Kararsız. Süresi belirsiz. Kesin olmayan. Kuşkulu. Belgisiz. Meçhul. Belirsiz. Tereddüd. Ortada. Bilinmedik.

Determinate ingilizce tanımı, definition of Determinate

Determinate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bring to an end. Definite. Fixed. Not uncertain or arbitrary. To determine. [Bakınız: Determine]. Established. Having defined limits.