Specific türkçesi Specific nedir
- Özgü.
- Özel.
- Özel ilaç.
- Belirli.
- Kendine özgü.
- Kesin.
- Bir türe özgü.
- Kendine has.
- Açık.
- Belli.
- Belli bir nesne ya da birime özgü olan.
- Muayyen.
- Spesifik.
- Özgül.
- Özdeşleşmiş.
- Özellikli.
Specific ile ilgili cümleler
English: Burak invited Tugba for a very specific reason.
Turkish: Burak Tuğba'yı çok özel bir neden için davet etti.
English: He has no specific aim.
Turkish: Özel bir amacı yok.
English: Generally, special forces are used in very specific and dangerous missions.
Turkish: Genel olarak, özel güçler çok özel ve tehlikeli görevlerde kullanılırlar.
English: Are you looking for a specific product?
Turkish: Özel bir ürün mü arıyorsunuz?
English: Genes consist of a specific sequence of DNA.
Turkish: Genler DNA'nın belirli bir sıralanmasından oluşur.
Specific ingilizcede ne demek, Specific nerede nasıl kullanılır?
Specific acid base catalysis : Özgün asit baz katalizi. Suyu oluşturan ögelerin katıldığı asit veya baz katalizi.
Specific action : Spesifik etki.
Specific activity : Optimum ph, sıcaklık, substrat konsantrasyonunda, miligram protein başına bir dakikada bir mikromol substratı ürüne dönüştüren enzim etkinliği. Işımetkin bir denekte birim kütlenin etkinliği. Özgün aktivite. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özgül etkinlik. Özgül etki. Spesifik aktivite.
Specific address : Özel adres.
Specific aim : Belli maksat. Belirli maksat. Belirli amaç.
Specific cause : Spesifik sebep. Özel bir etki yaratan. (tıp) özel neden.
Specific conductivity : Özgül iletkenlik.
Specific duty : Spesifik gümrük resmi. Ağırlık üzerinden alınan gümrük. Gümrük bildirmeliğinde yer alan malların ağırlığı, ya da sayı, baş, uzunluk (metre, yarda) ve oylum gibi ölçüleri üzerinden alınan vergi. Spesifik gümrük tarifesi. Ölçüsel vergi. Gümrük, ekonomi alanlarında kullanılır. Ağırlık üzerinden sayışımlanan gümrük vergisi.
Specific basis : Gümrük bildirmeliğinde, mal ağırlığının vergiye temel alınması. (bu nitelikteki bildirmeliğe ölçü bildirmeliği de denir). Ağırlık ilkesi.
Specific birth rate : Belli bir çoğanın doğurganlık hızını 15 ile 44 yaşları arasındaki kadın çoğaya göre saptayan ölçüm. bk. özgül ölüm hızı. Özgül doğum hızı.
İngilizce Specific Türkçe anlamı, Specific eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Specific ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Especial : Mahsus. Göze çarpan. Müstesna. Önemli. Ayrı. İstisnai. Hususi. Baş.
Concrete : Somutlaştırmak. Betonla kaplamak. Katılaşmak. Betonlamak. Elle tutulur. Somut. Maddi. Katılaştırmak. Maddesel.
Clear cut : Açık ve net. Düzgün. Belirgin. Keskin hatlı. Biçimli. Açık biçimde tanımlanmış. Kolay anlaşılır.
Airs : Kurum. Gösteriş. Havalar. Fiyaka. Çalım. Hava. Caka.
Assertive : İddialı. Hakkını savunan. Savunan. Kendinden emin. Kendini hissettiren. Kendine güvenen. İddia eden. İddiacı. Olumlu.
Accurate : İnce. Yanlışsız. Tam. Doğru. Hassas. Dakik. Sahi. Yanlış yapmamaya özen gösteren.
Aboveground : Yer düzeyi üstünde. Toprağın üzerinde olan. Topraküstü. Yeryüzünde. Yeryüzündeki. Zemin üstündeki. Yerüstü. Toprak üstündeki.
Categoric : Belirleyici. Mutlak. Kati. Kategoriye ait.
Cliquey : Seçkinci. Kapalı. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Kibirli. Burnu havada. Ayrıcalıklı. Yeni geleni hoş karşılamayan.
Broad : Kaba. Serbest. Geniş. Engin. Kadın. Göze çarpan. Enli. Liberal. Yüzeysel.
Specific synonyms : stationary, broader, special to, particular, idiocratical, exceptional, all that, special, explicit function, bleakish, endemic, magistral, absolute, esoteric, affirmatives, discrete, clearest, definite, determined, special drug, idiocratic, unique, bawdies, precise, confidential, incidental, axiomatical, above board, bares, peculiar to, affirmative, bare, broadest.
Specific zıt anlamlı kelimeler, Specific kelime anlamı
Unspecialized : Uzman olmama. (amerikan ingilizcesi) uzmanlaşmamış. Uzmanlığı olmama (unspecialised olarak da yazılır). Uzmanlaşmamış.
Imprecise : Tam doğru olmayan. Gevşek. Dikkatsiz. Titiz olmayan. Özensiz. Kesin olmayan. Tam isabetli olmayan.
Nonspecific : Tanımlanmamış. Özel olmayan. Nonspesifik.
Specific antonyms : particularity, general, unspecified.
Specific ingilizce tanımı, definition of Specific
Specific kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the specific form of an animal or a plant. A specific remedy. [Bakınız: Specific]. The specific qualities of a drug. Characterizing or constituting a species. The specific distinction between virtue and vice. Possessing the peculiar property or properties of a thing which constitute its species, and distinguish it from other things. Of or pertaining to a species.

Bu kısımda Specific kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Specific ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Specific anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Specific ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.