Cliquey türkçesi Cliquey nedir

Cliquey ingilizcede ne demek, Cliquey nerede nasıl kullanılır?

Clique : Hizip. Grup. Komite. Klik. Zümre. Ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup. Takım.

Cliques : Takım. Hizip. Klik. Komite. Ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup. Grup. Zümre.

Cliquier : Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Ayrıcalıklı. Kapalı. Özel.

Cliquiest : Kapalı. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Ayrıcalıklı. Özel.

Cliquish : Hizipçi. Ayrıcalık gözeten.

Cliche : Basmakalıp. Sıradan ifade. Beylik söz. Şablon. Klişe. Beylik laf. Basmakalıp söz.

Click : Şaklatmak. Jetonu düşmek (argo terim). Çakılmak. Şansı olmak. Kanı kaynamak. Şapırdatmak. Tıkırdatmak. Tıkırtı. Çıtırdamak. Kapanıvermek.

Cliched : Aşırı kullanımdan dolayı sıradanlaşmış. Beylik. Klişelerle dolu. Sıradan. Kalıplaşmış. Basmakalıp.

Cliquy : Ayrıcalıklı. Özel. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Kapalı.

 

Cliaracter : Belirtke. Bir nesneyi benzerlerinden ayırt eden temel özellik, anlamdaş ıra.

İngilizce Cliquey Türkçe anlamı, Cliquey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cliquey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Loop : Mikrobiyolojik ekim, preparat hazırlama ve izolasyon işlemlerinde kullanılan, uç tarafı yuvarlatılmış platin telden oluşan metal çubuk. İlmik. İlik. İlmik yapmak. Kavis. Bilgisayar, bilişim, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düğüm. İlmek. İlmek yapmak. Dönme.

Mafia : Mafya.

Bragging : Atma. Palavra. Övüngen. Övünme. Tıraş.

Fuse : Bir aygıtın elektrik çevriminde, akım yeğinliği belirli bir sınırı aşınca, eriyerek ya da manyetik olarak kendiliğinden çevrimi açıp aygıtı koruyan tel ya da parça. Erimek. Patlataç. Bir aygıtta belli bir kazayı önleyen düzenek. Tapalamak. Korunç. Attırmak. Yanmak. Eriterek birleştirmek. Ergimek.

Distil : İmbikten geçmek. Damlatmak. Ayrıştırmak. Damla damla akıtmak. İmbikten çekilmek. Özünü çıkarmak. Saflaştırmak. Taktir etmek. Damıtmak. Özünü almak.

Thaw : Açılmak. Samimileşmek. Eritmek. Erimek. Yakınlaşmak.

Cockiest : Kendini beğenmiş. Kendinden çok emin.

Bigheaded : Kendini beğenmiş. Fodul. Burnu havalarda. Hem kel hem fodul.

High handed : Karakuşi. Aceleci. Keyfi. Müstebit. Zorba. Agresif. Saldırgan. Despot.

Favoured : Özellikli. Tat verilmiş. Kayırılan. Baharlı. Yeğlenen. Tercih edilen. Lezzetli. İltimaslı. Avantajlı.

Cliquey synonyms : dethaw, military junta, change integrity, maffia, unthaw, rogue's gallery, bloomsbury group, inner circle, all that, braggers, assuming, blocked, braggarts, liquify, esoterical, elitists, junto, collapsed, cocky, especial, persnickety, distinctive, exclusive, bohemia, closer, band, exceptional, snootiest, confined, concessionairy, cliquy, elitist, smart ass.