Especial türkçesi Especial nedir

Especial ile ilgili cümleler

English: Ali especially likes going to Italian restaurants.
Turkish: Ali özellikle İtalyan restoranına gitmeyi sever.

English: Ali wasn't an especially good student in high school.
Turkish: Ali lisede özellikle iyi bir öğrenci değildi.

English: Antique carpets are especially valuable.
Turkish: Antika halılar özellikle değerlidir.

English: A chance to do as we please, especially to do as little hard work as possible, is a secret desire of almost everybody.
Turkish: İstediğimiz gibi bir yapma fırsatı, özellikle mümkün olduğu kadar çok az zor işi yapmak neredeyse herkesin gizli bir arzusudur.

English: "Does anyone know what has caused this plague?" "The scholars of the University of Paris believe that the source of this evil is an especially unfavorable constellation of Jupiter, Saturn, and Mars."
Turkish: "Bu vebaya neyin neden olduğunu bilen biri var mı?" "Paris Üniversitesi bilim adamlarının bu kötülüğün kaynağının özellikle Jüpiter, Satürn ve Mars olumsuz takımyıldızı olduğuna inanıyorlar."

Especial ingilizcede ne demek, Especial nerede nasıl kullanılır?

Especially : Başta olmak üzere. Özellikle. Bilhassa özellikle. İlle. Hele. Bilhassa.

 

Most especially : Hepsinden önemlisi. Herşeyden önemlisi. Özellikle.

Pastespecial : Özelyapıştır.

Respecified : Tekrar belirtmek.

Respecify : Tekrar belirtmek.

Disrespectable : Namussuz. İtibarsız. Şerefsiz. Saygın olmayan.

Disrespecting : Kaba bir şekilde. Saygısızlık etmek. Saymamak. Nezaketsizlik. Saygın olmayan bir şekilde. Kabalık etmek. Saygısızlık yapmak. Hürmet etmemek. Saygısızlık. Kabalık.

Be no respecter of persons : Ayrım gözetmeden davranmak. Hatır işi yapmamak. Kişi farkı gözetmemek. Ayrım gözetmemek. Herkese aynı davranmak.

Bespectacled : Gözlüklü.

Disrespect : Saygısızlık yapmak. Hürmetsizlik. Hürmet etmemek. Saymamak. Saygısızlık. Kabalık etmek. Saymazlık. Nezaketsizlik. Saygısızlık etmek. Kabalık.

İngilizce Especial Türkçe anlamı, Especial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Especial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uncommon : Sıra dışı. Az bulunur. Sıradışı. Alışılmamış. Yaygın olmayan. Olağanüstü. Olağandışı. Fevkalade. Seyrek. Nadir.

All that : Olağanüstü. Öylesine. O kadar. Olan her şey. O kadar çok. Üstün (argo terim).

Disjunct : Ayrılmış. Ayrık. Bölen. Tümce belirteci. Bitişik veya komşu elementten ayrılarak gösterilmiş. Soyutlanmış. İzole edilmiş.

Excepted : Hariç. İstisnalı. Ayırmak. İtiraz etmek. Dışında tutmak. Karşı çıkmak. Hariç tutmak.

Different : Çeşitli. Başka türlü. Diğer. Muhtelif. Özge. Değişik. Başka. Farklı. Ayrışık.

Asides : Apar. Bir tarafa. Bir tarafa (bırakırsak). Bir kenara. Oyuncunun alçak sesle söylediği söz. Kendi kendine söylenen sözler. Kendi kendine söylenen sözler (tiyatro terimi). Bertaraf. Bir yana.

 

Beginning : Başlama. Menşe. Başlangıç. Başlangıç noktası. Esas. Köken. Kaynak. İptida. Milad.

Capita : Bölüm. Filiz. Kısım. Segment. Kafa. Kafatası (latince). Şahıslar. Dal. Başlar.

Dramatical : Canlı. Drama ile ilgili. Çatışma içeren. Dramaya özgü. Drama olarak yazılmış. Dramatik. Drama temelli olan.

Biggies : Önemli kimse. Nüfuzlu kimse. Etkili kimse (argo terim).

Especial synonyms : apart, designedly, disjoined, peculiar to, confidential, conspicuous, singular, personal, special, boldest, bating, anomalous, bolder, custom, discontinuous, ferlies, aloof, bonce, broad, prepensely, personals, esoterical, cryings, broader, aside, consequential, particular, peculiar, ferly, intentional, biggest, considerable, on purpose.

Especial zıt anlamlı kelimeler, Especial kelime anlamı

Common : Kaba saba. Yalpı. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Halka açık yer. Yaygın. Halka açık alan. Alelade. Müşterek. Devletin ya da bir yerel yönetim biriminin genellikle bir köyün iyeliğinde bulunan ve tüm nüfusun yararlanmasına açık bulundurulan, bireylerin iyeliğine geçirilmesi söz konusu olmayan taşınmaz. Bilinen.

Especial ingilizce tanımı, definition of Especial

Especial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Distinguished among others of the same class or kind. Special. As, in an especial manner or degree. Concerning a species or a single object. Particular. Principal.