Beginning türkçesi Beginning nedir

  • Kaynak.
  • [#baş Başlangıç].
  • Milad.
  • İptida.
  • Başlangıç noktası.
  • Menşe.
  • Esas.
  • Başlangıç çekidi.
  • Köken.
  • Baş.
  • Neşet.
  • Başlama.
  • İlk adım.

Beginning ile ilgili cümleler

English: A good beginning makes a good ending.
Turkish: İyi başlayan iyi biter.

English: A capital letter is used at the beginning of a sentence.
Turkish: Büyük harf bir cümlenin başında kullanılır.

English: Ali is already beginning to talk.
Turkish: Ali daha şimdiden konuşmaya başlıyor.

English: "Are you still dating Tom?" "No, we broke up at the beginning of last month."
Turkish: "Tom'la hala çıkıyor musunuz?" "Hayır, geçen ayın başında ayrıldık."

English: Ali had been walking for hours and was beginning to get tired.
Turkish: Ali saatlerdir yürüyordu ve yorulmaya başlıyordu.

 
 

Beginning ingilizcede ne demek, Beginning nerede nasıl kullanılır?

Beginning actor : Acemi aktör. Kariyerine yeni başlayan aktör. Yeni başlayan oyuncu.

Beginning date : Bulgu ya da markanın koruma süresinin başladığı tarih. Başlangıç tarihi. Başlama tarihi.

Beginning inventory : Açılış stoku. Açılış envanteri. Bir muhasebe döneminin sonunda alınan envanter.

Beginning of exercise : Dönem başı. Sayışım döneminin ilk günü, sayışmanlık yazdıklarında sayışımların açıldığı gün.

Beginning of field : Alan başı.

The storm is beginning to sink : Fırtına hafiflemeye başlıyor. Fırtına yatışıyor. Fırtına veya kargaşa sakinleşmeye başlıyor.

Beginning of month : Ayın başı. Aybaşı.

Beginning of the end : Çöküşün başlangıcı. Sonun başlangıcı. Düşüşün başlangıcı. Felaket sonuçlar doğuracak bir sürecin başlangıcı.

She is beginning to show : Gösteriye başlıyor. O kız şu an bir kimsenin onun karnının yuvarlaklığını görebileceği şekilde hamileliğinin ilerlemiş safhasında bulunuyor.

Beginning of the year : Batı ülkelerinin ve 1926'dan bu yana türkiye'nin kullandığı düzeltilmiş gregoryan takviminde, yeni yılın başladığı gün. Yılbaşı.

İngilizce Beginning Türkçe anlamı, Beginning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beginning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Derivations : Türevini alma. Türetme.

Font : Vaftiz su kabı. Pınar. Yazıtipi. Vaftiz kurnası. Yazı tipi. Yazıyüzü. Lambanın gaz haznesi.

Arch : En başta. Kavis yapmak. Kabartmak (hayvan sırtını). Kamburunu çıkarmak. Tepeden bakan. Kavis. Kemerle donatmak. Nazlı.

Basal : Tabansal. Temel. Tabana ilişkin. Baz alınan. Esasa ait. Bazal. Asal. Taban. Esas ile ilgili.

Descents : Madene inme. Nesil. Bayır. İnme. Düşme. Sukut. Miras kalma. İniş. Çökme.

Beans : Kafa. Fazla değil. Para. Pek az. Amfetamin. (uyuşturucu argosu) kokain. Meskalin. Çok az. Sakinleştiriciler.

The beginning : Evrenin yaradılışı. Evrenin başlangıcı.

Descent : Ani saldırı. Nesil. Harf kuyruğu. İnme. Yokuş. Soy. Üşüşme. Baskın. Çökme.

Caput : Kısım. Kafa. Dal. Bölüm. Filiz. Segment. Kaput. Kafatası (latince).

Initation : Rna sentezinin başlaması. hayvan davranışında bir uyartıya bir davranışla verilen cevap.

Beginning synonyms : starting time, terminus a quo, showtime, get go, occurrent, point in time, origins, endlessness, basilar, start, first, initialisations, basis, generation, establishing a foothold, origination, da capo, conceptions, extractions, kickoff, departure, inception, first step, bow, doorway, outset, provenience, commencement, initialisation, basilary, breeder, ingoing, chapter and verse.

Beginning zıt anlamlı kelimeler, Beginning kelime anlamı

Ending : Çözüm sahnesi. Sonuç. İşletme ekleri. Takı. Son. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb. Sonek. Fiil ve ad kök veya gövdelerine zaman ve şahıs kavramını yüklemek için kullanılan ek: || tek. şah. -di-m (bil-di-m), -im (öğrenci-y-im) tek. şah. -di-n (bil-di-n), -sin (öğrenci-sin) tek. şah. -di (bil-di), (öğrenci, öğrenci-dir) çokl. şah. -di-k (bil-di-k), -iz (öğrenciy-iz) çokl. şah. -di-niz (bil-di-niz), -sin-iz (öğrenci-sin-iz) çokl. şah. -di-ler (bil-di-ler -ler, -dir-ler (öğrenciler, öğrenci-dirler) vb. Baş. Gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

Middle : Ortanca. Ortadaki. Vasat. Vasati. Aradaki. Orta. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ara. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Orta kısım.

Death : Vefat. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya. Fevt. Ölüm. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Azrail. Ecel. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Tükeniş. Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayati olayların son bulması. mortalite.

Beginning antonyms : end.

Beginning ingilizce tanımı, definition of Beginning

Beginning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Commencement of an action, state, or space of time. The first act, effort, or state of a succession of acts or states. Entrance into being or upon a course. The act of doing that which begins anything.