Descents türkçesi Descents nedir

Descents ingilizcede ne demek, Descents nerede nasıl kullanılır?

Descent algorithm : İniş algoritması.

Descent from the cross : İsa'nın çarmıhtan indirilmesi. Çarmıhtan indirme.

Descent line : İniş çizgisi.

Descent path : Alçalma yolu.

Doctrine of descent theory of evolution : Ortamın etkisi altında, türlerin ağır ağır değişmesi kuramı. Evrim kuramı.

Incandescent light : Akkor ışığı. Akkor ışık. Akkor telli lamba.

Steepest descent method : En dik iniş yöntemi.

Incandescent tungsten lamp : Akkor ışık veren güçlü ışıldak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akkor ışıldak.

Candescent : Isıl parlak. Göz kamaştırıcı. Parlak. Akkor gibi kıpkırmızı parlayan. Akkor haline gelme.

Incandescently : Isı ve ışık saçarak. Parlayarak. Göz kamaştırıcı bir şekilde. Işıldayarak.

İngilizce Descents Türkçe anlamı, Descents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Descents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pitch : Yokuş (uçak). Yalpalamak. Tizlik. Saha. Vida adımı. Sarmal yol ya da sarmal kangal boyunca ardışık sarımlar aralığı. Eğim. Sarmal adımı. Yüklemek. Atmak.

 

Dent : Çukur. Vuruk. Berelemek. Göçük. Çentik. Göçürtmek. İncinme. Ezik. Çukur açmak.

Basis : Mesnet. Menşe. Altyapı. Prensip. Kök. Kelime kök ve gövdelerinin çekim eki almamış yalın durumu: taş, işçi, bilgili, terbiye, ciltle-, ayakkabı, aktualite, planlama vb. İlke. Kaide. Üs.

Travel : Gazlamak. Yolculuk yapmak. Gezi. Tüymek. Seyahat. Gitmek. Seyahat etmek. Kaçmak. Topuklamak. İşlemek.

Palsy : Kötürüm yapmak. Felç olmak. Felç etmek. Acizlik. Felce uğratmak. Sarsaklık. Nüzul. Titreme. Sürekli titremeye yol açan hastalık.

Dents : Çentik. Çukur yapmak. Tasarımlamak. Göçürmek. Çökertmek. Dişlemek. Çukur açmak. Yamultmak. Göçürtmek.

Flesh and blood : Kodak. İnsanoğlu. İnsan. İnsanlık. Akraba. Akrabalar. İnsan doğası.

Extraction : Özünü çıkarma, herhangi bir maddenin çeşitli yöntemlerle özünü elde etme, ekstraksiyon. Maden çıkarma. Sızdırma. Bir karışım içindeki bileşenlerden istenen bir tanesini uygun bir çözücü içinde çözündürerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi. Çekip çıkarma, çıkarma, özütleme. yem maddesindeki yağın organik çözücüler yardımıyla çıkarılması. Biyoloji, coğrafya, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sıvıdan özütleme. Ekstraksiyon.

Decadency : Ruhsal veya ahlaki nitelikler açısından yozlaşmış olma durumu. Ahlaksızlık.

Downfall : İnkıraz. Mahv. Tuzak. Yağış. Sağanak. Boşanma (yağmur). Yıkılma. Mahvolma.

Descents synonyms : roll down, cascade down, locomote, rope down, oppilation, downfalls, declension, climb down, banks, forayed, ascents, bedrocks, crackups, ascent, plunk, inrushing, gradient, degenerateness, ancestry, dropping, pounce, drawdown, onrushing, jump, apoplexy, paralyses, acclivities, topple, declivities, descent, breaking down, swoop, flop.

 

Descents zıt anlamlı kelimeler, Descents kelime anlamı

Float : Kurmak şirket. Dalgalanmak. Yüzdürmek. Kapama düzenini sağlayan metal ya da plastikten yapılmış suda yüzen top. Yüzertop. Yaymak. Bir savunma oyuncusunun, tuttuğu karşı takım oyuncusunu, daha elverişli yerde bulunan birine pas vermesini engellemek için, uzaktan izlemesi. Uçmak. Yüzdürücü.

Rise : Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Kabarmak. Yukarı kalkmak. Ayağa kalkmak. Artış. Açılmak. Doğma eylemi. Görünmek. Kalkmak. Terfi etmek.

Ascend : Tahta çıkmak. Artmak. Ziyadeleşmek. Çıkmak (tahta). Yükselmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yukarı çıkmak. Çıkmak. Tırmanmak. Ağmak.

Descents antonyms : stay in place, improper.