Mahsus nedir, Mahsus ne demek

Mahsus; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Özgü.
  • Şakadan.
  • Özel.
  • Özellikle.
  • Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır.
  • Belli, ortada, aşikâr
  • Duyulan, anlaşılan, hissedilen.
  • Bilerek, isteyerek, kasten.

"Mahsus" ile ilgili cümleler

  • "Mahsus söylüyor, inanmayın."
  • "Vatan bizim kılıcımızın ekmeğidir. Daima kendimize mahsus, kendimize münhasır biliriz." - N. Kemal
  • "Buraya, mahsus bunun için geldim."
  • "Kayseri'nin sayın valisine, mahsus selam ederim." - B. R. Eyuboğlu
  • "Kanun, gizli eşyayı bulmaya mahsus bir fal kitabı değildir." - N. F. Kısakürek
  • "Kapıyı mahsus açık bırakmıştı." - A. İlhan

Mahsus kısaca anlamı, tanımı:

Kendine mahsus : Kendine özgü.

Zata mahsus : Kişiye özel.

Mahsusen : Özellikle.

Münhasır : Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus. Sınırlanmış, sınırlı.

Hisse : Bir olaydan çıkarılan ders. Tutam. Pay.

Orta : İyi ile kötü arasındaki durum. Yeniçeri Ocağında tabur. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Ne uzun ne kısa, midi. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Orantı.

 

Aşikar : Açık, apaçık, belli, meydanda.

Özgü : Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

Özel : Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Ayırt edici bir niteliği olan. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Dikkate değer.

Özellikle : Özel olarak, her şeyden önce, başta, hele, bilhassa, hassaten, hususuyla, bahusus, mahsus, mahsusen.

Kasten : Kasıtla, bile bile, isteyerek, zihinde tasarlayarak, taammüden.

Şakadan : Şaka olarak, şaka diye, şakacıktan, mahsus.

Anlaşılan : Anlaşıldığına göre, galiba, muhtemelen.

Belli : Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr. Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum.

Mahsustan : İsteyerek, özellikle. İlgili cümle: "“Eve gelmeden her zamanki yolumdan saptım ve ıhlamurların altından geçtim, mahsustan.”" T. Dursun K.

 

Mahsus ile ilgili Cümleler

  • Hatalar insanlara mahsus fakat sizin yaptığınız hatalar en uzun olanınızın boyunu aşıp gemiyi batırmaya yöneltmedi mi?
  • Yalnızlık Allah'a mahsus.
  • Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
  • Bunu mahsus yapıyorsun!
  • Hata insana mahsus tabi ki ama çocuklarınıza sevgiyi öğretin.
  • Yanılmak insana mahsustur.
  • Duymak sadece size mahsus bir olay değil.

Diğer dillerde Mahsus anlamı nedir?

İngilizce'de Mahsus ne demek? : adj. intentional

adv. on purpose, purposely, intentionally, by design, wilfully

Fransızca'da Mahsus : propre à, spécial/e, à dessein

Almanca'da Mahsus : adj. bestimmt, eigentümlich

Rusça'da Mahsus : n. нарочитость (F)

adj. специальный, нарочитый, особый, свойственный, ощущаемый, заметный

adv. нарочно, намеренно, специально prep. для