All that türkçesi All that nedir
- Olan her şey.
- O kadar.
- Olağanüstü.
- Üstün (argo terim).
- Öylesine.
- Özel.
- O kadar çok.
All that ile ilgili cümleler
English: Ali ate all that he wanted to eat.
Turkish: Ali yemek istediği her şeyi yedi.
English: Ali can't be all that bad.
Turkish: Ali büsbütün o kadar kötü olamaz.
English: Ali can't have been all that surprised.
Turkish: Ali o kadar şaşırmış olamaz.
English: Ali can't be all that young.
Turkish: Ali o kadar genç olamaz.
English: Ali and Mary don't seem to really talk to each other all that much.
Turkish: Ali ve Mary birbirleriyle gerçekten o kadar çok konuşuyor gibi görünmüyorlar.
All that ingilizcede ne demek, All that nerede nasıl kullanılır?
All : Ne var ne yoksa. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim. Her iki taraf. Hep. Alayı. Büsbütün. Herkes. Her biri. Tümü. Tüm.
That : Şu. Diye. Bu kadar. -an. Ki. O kadar. -en. -diği. Öteki. O.
All that glitters is not gold : Her sakallıyı deden sanma. Görünüşe aldanmamalı. Her parlayan altın değildir. Parlayan herşey altın değildir. Bazen değerli görünen bir şey tamamen değersizdir. Görünüşe aldanma. Parlayan her şey altın değildir.
All that jazz : Bunun gibi şeyler. Bu ve benzeri şeyler.
And all that jazz : Ve bunun gibi bir sürü saçma şey. Ve bunun gibi ıvır zıvır. Ve bunun gibi saçma şeyler.
For all that : Söylenen herşeye karşın. Her şeye rağmen. Buna rağmen. Herşeye karşın. Bütün bunlara rağmen. Öyle olmasına karşın. -e rağmen. Bununla birlikte. Buna karşın.
All aboard : Herkes gemiye!.
İngilizce All that Türkçe anlamı, All that eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak All that ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dreamy : Rüya gibi. Hulyalı. Güzel. Nefis. Mükemmel. Düş dünyasında yaşayan. Rüya dolu. Müphem. Hayalperest. Romantik.
Custom : Gelenek. Müşteri. Huy. Ismarlama. Bir toplumun yapmaya ve uymaya alışageldiği ve toplum tarafından yapılması gerekli görünen davranış kalıbı. Bilgisayar, eğitim, gitar alanlarında kullanılır. Alışkı. Gümrüğünü ödemek. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Bir toplumda yürürlükte olan ve insanların tutumlarına yön veren görenek, inanç ve alışkıların tümü.
For fun : Şaka olarak. Alay için. Şakadan. Mahsus. Gırgırına. Eğlence için. Şaka diye. Zevk için. Zevk olsun diye.
For kicks : Biraz heyecan veğlence elde etme uğruna. Heyecan olsun diye. İş olsun diye. Eğlence olsun diye. Biraz tatmin elde etmek için. Şaka olsun diye.
For no reason : Amaçsızca. Durup dururken. Alakasızca. İşte böyle. Sebepsiz. Yok yere. Tevekkeli. Hiç sebep yokken. Tam öyle.
Confidential : Güvenilir. Güven veren. Mahrem. Kişiye mahsus. Zata mahsus. Emin. Gizli. Gizli kalması gereken.
Cliquey : Burnu havada. Kapalı. Seçkinci. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Yeni geleni hoş karşılamayan. Kibirli. Ayrıcalıklı.
Distinctive : Ayırıcı. Kendine özgü. Özgün. Farklı. Belirgin. Ayıran. Ayırt edici. Kolaylıkla ayırt edilebilen. Karakteristik. Diğerlerinden ayrı.
Cliquy : Ayrıcalıklı. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Kapalı.
All that synonyms : custome, breathtaking, especial, no less, airs, cliquier, abnormals, at random, so much, slighter, dreamiest, damnedest, exceeding, dedicated, thats, abnormal, that, classical, cliquiest, damndest, insomuch, above the ordinary, arbitrarily, esoterical, esoteric, slight, doozy, doozies, such, irrelevantly, ad hoc, exceptional, dreamier.

Bu kısımda All that kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede All that ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce All that anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz All that ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.