For fun türkçesi For fun nedir

  • Alay için.
  • Öylesine.
  • Şaka olsun diye.
  • Zevk için.
  • Eğlence için.
  • Şaka diye.
  • Şaka olarak.
  • Şakadan.
  • Mahsus.
  • Zevk olsun diye.
  • Gırgırına.

For fun ile ilgili cümleler

English: Would you cut that crap out? I'm not in the mood for fun and games.
Turkish: Şu zırvayı keser misin? Oyun ve eğlence için havamda değilim.

English: What do you do for fun around here?
Turkish: Buralarda eğlence için ne yaparsın?

English: Ali did it just for fun.
Turkish: Ali onu sadece eğlence için yaptı.

English: Ali did it for fun.
Turkish: Ali eğlenmek için bunu yaptı.

English: Ali is the kind of guy that argues for fun.
Turkish: Ali zevk için tartışan insan türüdür.

For fun ingilizcede ne demek, For fun nerede nasıl kullanılır?

For : Diye. Adına. Dair. -den dolayı. Ocak. Süresince. -e elverişli. -e uygun. Yüzünden.

Fun : Keyif. Alay. Şaka. Zevk. Oyunculuk. Şaka etmek. Eğlenme. Eğlence. Eğlenmek. Gırgır.

A drive for funds : Para toplamak için açılan kampanya.

Just for fun : Şakacıktan. Sırf eğlence olsun diye. Yeşillik olsun diye. Mahsus. Şaka olsun diye. Sadece eğlence olsun diye. Eğlence olsun diye.

For a brief moment : Küçük bir zaman periyodu esnasında. Kısa bir an için.

For a certain sum : Eğer belli bir miktar para verilirse. Belirli bir ücret karşılığı.

 

For a change : Değişimin hatırı için. Fark için. Değişiklik olsun diye.

İngilizce For fun Türkçe anlamı, For fun eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak For fun ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In fun : Latife olarak.

In jest : Şakacıktan.

For a lark : Muziplik için. Şakasına.

For the hell of it : Şamata olsun diye. Sadece eğlence olsun diye. Sırf eğlence olsun diye. Yeşillik olsun diye. Yok yere. İş olsun diye.

Tongue in cheek : Yarım-ağızla-yapılan. Alaylı. Yarım ağızla yapılan. Şaka yollu. Bıyık altından gülerek.

Particular : Madde. Belli. Tek tek nesnelerin sayısız çeşitlilik gösteren ya da türsel olmayan bireysel özelliklerinden her biri. bk. tümel. Dikkate değer. Ayrıntılı. Özel. Diğerlerinden farklı. Özgü. Tam. Nokta.

Jocosely : Komik bir şekilde. Keyifli bir şekilde. Neşeli bir şekilde. Şaka gibi. Nükteli bir şekilde.

In cold blood : Kılı kıpırdamadan. Acımasızca ve kasten. Bile bile. Merhametsizce. Gözünü kırpmadan. Soğukkanlılıkla. Duygusuzca. Acımasızca. Kılını kıpırdatmadan.

Airily : Hoppaca. Uçarıca. Havai bir biçimde. Ciddi olmayarak. Hafife alarak.

For fun synonyms : in sport, arbitrarily, slight, in play, for kicks, for love, slighter, intentionally, deliberately, peculiar to, at random, for no reason, on purpose, jokingly, as a joke, jestingly, ad hoc, prepensely, jocularly, especial, irrelevantly, by design, such, all that, intentional, illogically, for pleasure, kiddingly, peculiar, designedly, just for fun.