Fun türkçesi Fun nedir

Fun ile ilgili cümleler

English: A teacher should never make fun of a pupil who makes a mistake.
Turkish: Bir öğretmen hata yapan bir öğrenci ile asla alay etmemelidir.

English: "Does he like you?" "No, but he's a good friend and we have fun together."
Turkish: "O senden hoşlanıyor mu?" "Hayır fakat iyi bir arkadaş ve birlikte eğleniriz."

English: A teacher should never make fun of a student who makes a mistake.
Turkish: Bir öğretmen hata yapan bir öğrencisiyle asla dalga geçmemeli.

English: Ali and I have fun together.
Turkish: Ali ve ben birlikte eğleniyoruz.

English: "You can't have fun all the time." "Why not?"
Turkish: "Her zaman eğlenemezsin." "Neden?"

Fun ingilizcede ne demek, Fun nerede nasıl kullanılır?

Fun fair : (ingiltere ingilizcesi) festival. Lunapark. Panayır. Sergi.

Fun loving : Eğlence düşkünü. Eğlenmeyi seven.

Made fun of : İle eğlenmek. Dalgaya almak. Gırgır geçmek. Alay geçmek. Eğlenmek. Alaya almak. Dalga geçmek. Gırgıra almak. İle alay etmek. Alay etmek.

Make fun of : Alaya almak. Dalga geçmek. İle eğlenmek. Alay etmek. Alay geçmek. Maytapa almak. Gırgıra almak. Dalgaya almak. İle alay etmek. Eğlenmek.

Making fun of : Alay etme.

 

Just for fun : Sadece eğlence olsun diye. Yeşillik olsun diye. Eğlence olsun diye. Şaka olsun diye. Sırf eğlence olsun diye. Şakacıktan. Mahsus.

Have fun : Eğlenmek. İyi eğlenceler.

In fun : Şakadan. Latife olarak. Şaka olsun diye.

Had fun : Bir yerde veya biriyle hoş vakit geçirdi. Eğlendi. Hoş vakit geçirdi.

Making fun of somebody : Dalga geçme.

İngilizce Fun Türkçe anlamı, Fun eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fun ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lark : Takılma. Şaka yapmak. Muziplik. Muziplik yapmak. Takılmak. Saçmalık. Acayiplik. Tarlakuşu.

Derisions : Küçümseme. Alay etme. Hor görme. İstihza.

Merriment : Cümbüş. Şenlik. Eğlenti. Sevinç.

Disporting : Oyalanma. Oyalanmak. Oynamak. Oynama. Kendini eğlendirmek.

Funnies : Fıkra. Çizgi öykü. Çizgi roman. Espri. Komik laf.

Paronomasia : Ayrı anlamlara gelmesine karşın, ses benzerliği olan sözcüklerin birbirinin yerine kullanılması. Söz cambazlığı. Kökteşleme. Cinas.

Card : Esprili kimse. Tarak (dokuma). Kartpostal. Kartlara yapıştırmak. Tarak. Ziyaret kartı. Karşılaşma bağdarlaması. Üzerine bilgi ya da veri yazmak üzere kullanılan yazılık. Program.

Delectation : Hoşlanma. Büyük zevk. Haz.

Fleets : Filo. Donanma.

Disported : Oynamak. Oyalanmak. Oyalanma. Kendini eğlendirmek. Oynama.

Fun synonyms : derision, histrionics, glee, chaff, hells, amusement, pun, sport, jamboree, enjoyment, gratification, dallies, disport oneself, bash, blisses, fleeter, enjoyments, clowning, convivial, jest, humour, waggery, gratifications, euphoria, deceitfulness, beano, amusing, dragnet, waggishness, jests, cheerfulness, hell, facetiae.

 

Fun zıt anlamlı kelimeler, Fun kelime anlamı

Inactivity : Avarelik. Tembellik. Durgunluk. Etkisizlik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Tesirsizlik.

Playful : Gülüp oynayan. Oynak. Şakacı. Şakacılık. Şen. Oyunculuk. Oyunbaz. Oyuncu.

Seriousness : Ciddilik. Vakar. Resmiyet. Ciddiyet. Ağırbaşlılık.

Fun antonyms : unplayful.

Fun ingilizce tanımı, definition of Fun

Fun kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Merriment. Sport. Frolicsome amusement.