Lark türkçesi Lark nedir

Lark ile ilgili cümleler

English: Dr. Clark, may I ask a favor of you?
Turkish: Dr. Clark, sizden bir iyilik rica edebilir miyim?

English: Clark Kent is Superman.
Turkish: Clark Kent, Süpermen'dir.

English: Mrs. Lark played the piano and the children sang.
Turkish: Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.

English: Clark Kent is the hero of the Superman stories.
Turkish: Clark Kent Süpermen hikayelerinin kahramanıdır.

Lark ingilizcede ne demek, Lark nerede nasıl kullanılır?

Lark about : Şaka yapmak. Muziplik yapmak. Takılmak.

Lark around : Takılmak. Şaka yapmak. Muziplik yapmak.

Bimaculated lark : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, tarla kuşugiller (alaudidae) familyasından, türkiye'de anadolu'nun orta, güney ve doğu kısımlarında yazın görülen, dağlık bölgelerin yüksek kısımlarında yaşayan, kışın yarı çöl tipindeki bölgelerde bulunan, 16.5 cm kadar uzunlukta, böcek ve tanelerle beslenen göçmen bir kuş. küçük boğmaklı tarla kuşu. Küçük boğmaklı toygar.

Black lark : Kara toygar. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının tarla kuşugiller (alaudidae) familyasından, batı ve ön asya'da steplerde yaşayan, 20 cm kadar uzunlukta, karnı ak, sıra soluk pas rengi olan bir tür. kara tarla kuşu.

 

Calandra lark : Boğmaklı toygar. Oklağı toygarı. Boğmaklı tarlakuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, tarla kuşugiller (alaudidae) familyasından, sırtı kül kahverengi, karnı beyaz renkli, akdeniz memleketlerinde kuluçkaya yatan, böcekler, böcek larvaları ve sebze taneleri ile beslenen, göçmen bir tür.

What a lark : Ne zevk amma!. Müthişi bir zaman!. Ne eğlence amma!. Çok eğlenceli!.

For a lark : Eğlence için. Şaka olsun diye. Muziplik için. Şakasına.

Sky lark : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, tarla kuşugiller (alaudidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, sırtı kahverengi, karnı beyaz, avrupa ve asya'da ekili alanlarda ve steplerde yaşayan, böcek, tane ve tohumlarla beslenen bir tür. ardıç kuşu. Tarla kuşu.

Short toed lark : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, tarla kuşugiller (alaudae) familyasından, 14 cm kadar uzunlukta sırtı toprak rengi, karnı ak, palearktik bölgenin güneyinde kumlu ovalarda yaşayan, yurdumuzun her tararında kuluçkaya yatan, tane ve böceklerle beslenen göçmen bir tür. kısa parmaklı tarla kuşu. Bozkır toygarı.

Have a lark : Muziplik yapmak. Şaka yapmak.

İngilizce Lark Türkçe anlamı, Lark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Booby trap : Sürpriz. Tuzak bomba. Bubi tuzağı. Gizli tuzak.

Grotesqueness : Tuhaflık. Gariplik.

Dally : Vakit öldürmek. Sallanmak. Haylazlık etmek. Oynaşmak. İşi ağırdan almak. Oyalanmak. Zaman öldürmek.

 

Didoes : Tuhaflık.

Fooling : Aptallık. Ahmaklık. Yaramazlık.

Joshes : Dalgaya almak. Alay etmek. Dalga geçmek.

Hell : Cehennem. Ölüler diyarı. Berbat. Tamu. Aşırı. Casino. Kumarhane. Felaket.

Absurdism : Absürdlük. Mantıksızlık. Evrenin mantıksız ve anlamsız olduğu inancına dayalı olan felsefe. Evrenin anlamsız olduğunu savunan felsefi akım.

Frolic : Gülüp geçmek. Neşe. Oyun. Hoplayıp sıçramak. Gülüp oynama. Sıçrayıp oynamak. Oynamak. Gülüp oynamak.

Hesitations : Çekinme. Tereddüd. Duraksama.

Lark synonyms : sexcapade, funned, helling, catches, kookiness, dido, crankiness, badinages, disport oneself, chaffs, gambol, fun, disport, disporting, recreation, jest, impishness, amusements, cavort, disports, card, dragnets, break stones, bizarrerie, doodad, persiflage, frolics, didos, doing, jamborees, antics, aughts, balderdash.

Lark ingilizce tanımı, definition of Lark

Lark kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A frolic. To catch larks. As, to go larking. A jolly time. Any one numerous species of singing birds of the genus Alauda and allied genera (family Alaudidæ). They mostly belong to Europe, Asia, and Northern Africa. In America they are represented by the shore larks, or horned larks, of the genus Otocoris. The true larks have holaspidean tarsi, very long hind claws, and, usually, dull, sandy brown colors. To frolic. To sport.