That türkçesi That nedir
That ile ilgili cümleler
English: "Did I mention that he's handsome?" "Yes, you did."
Turkish: "Onun yakışıklı olduğundan söz ettim mi?" "Evet, söz ettin."
English: "Confessions" by St. Augustine tells us the timeless story of an intellectual quest that ends in orthodoxy.
Turkish: Aziz Augustine tarafından yazılan "İtiraflar" bize ortodokslukta biten entelektüel arayışın zamansız bir hikayesini anlatır.
English: "Do you know anything about Galileo Galilei?" "I've heard the name before, but what was it that he did?"
Turkish: "Galileo Galilei hakkında bir şey biliyor musun?" "Ben onun adını daha önce duymuştum, ama onun yaptığı neydi?"
English: "Bracelet" means the same thing in English that it does in French.
Turkish: "Bracelet" İngilizce ve Fransızca'da aynı anlama gelmektedir.
English: "30 Yuan is far too expensive for that little room", he thought.
Turkish: " Bu kadar küçük oda için 30 Yuan çok pahalı," diye düşündü.
That ingilizcede ne demek, That nerede nasıl kullanılır?
That beats cockfighting : Berbat bir şey. Horoz dövüşünden de beter.
That beats everyting : En iyisi bu. Canıma yetti. Bu kadar da olmaz.
That beats me : Bu beni aşar. Beni aşar.
That being so : Öyle olan.
That day : O gün.
That is no concern of mine : Beni ilgilendirmez.
That drives me nuts : Bu beni gerçekten çıldırtıyor. Bu beni deli ediyor.
That is another story : Bu başka konu.
That is all : Hepsinin özeti. İşin özü bu. Hepsi bu.
That is another pair of shoes : Bu başka bir ayakkabı çifti. Bu tamamen farklı bir konu. Bu kesinlikle ayrı bir konu.
İngilizce That Türkçe anlamı, That eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak That ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Felt hat : Fötr şapka.
That one : Onu.
So many : Belirli bir miktar. Pekçok.
Bearskin : Ayı postu. Kürk başlık (askeri terim).
Hatband : Şapka bantı. Şapka şeridi. Şapka kurdelesi.
Deliquesce : Sıvılaşmak. Erimek. Eriyip su olmak. Sulanmak.
Chapeau : Şapka.
Silk hat : Silindir şapka.
Topper : Birinci sınıf şey. Seçkin kimse. Tepe taşı. Silindir şapka. Birinci sınıf mal. En üste konan taş. İyi adam. Olağanüstü şey. Kaban.
Dissolve : Kontrolunü kaybetmek. Bozmak. Eritmek. Halletmek. Kapılmak. Aydınlatmak. Kaptırmak. Zincirlemek. Çözülmek. Feshetmek.
That synonyms : titfer, poke bonnet, shovel hat, fool's cap, plug hat, tirolean, sou'wester, snap brim hat, dress hat, shako, dethaw, unthaw, woman's hat, dunce's cap, now that, headgear, fur hat, the who, to my surprise, in the cause of, quod, boater, quods, oh, because of, so, whom, toque, brim, called, leghorn, homburg, campaign hat.
That ingilizce tanımı, definition of That
That kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As a demonstrative pronoun (pl. Those), that usually points out, or refers to, a person or thing previously mentioned, or supposed to be understood. That, as a demonstrative, may precede the noun to which it refers. Those in the basket are good apples. As, that which he has said is true.

Bu kısımda That kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede That ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce That anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz That ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.