Diye nedir, Diye ne demek

Diye; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Herhangi bir yargıya vararak.
  • Diyerek
  • Niteleyerek.

"Diye" ile ilgili cümleler

  • "Güneş yakmasın diye onun güzel başını/ Gördüm siper olurken iki arkadaşını" - F. N. Çamlıbel

Diye kısaca anlamı, tanımı:

Diyecek yok : "eleştirilecek bir yanı yok, söz yok" anlamında kullanılan bir söz.

Diyet : İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.

Diyet uzmanı : Kişinin sağlığını korumak ve düzeltmek amacıyla beslenmesini düzene koymasını sağlayan kişi, diyetisyen.

Diyetetik : Kötü beslenmenin yol açtığı hastalıkları, yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı.

Diyetisyen : Diyet uzmanı.

Diyez : Yarım ton inceltilmiş (ses). Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti.

Aç ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun : "ilişki kuracağımız kimsenin sağlama olanağı bulunmayan şeyi, ona güvenmeden kendimiz sağlamalıyız" anlamında kullanılan bir söz.

Aman diyene kılıç kalkmaz : "mertliğinize güvenip size teslim olan düşmanın canına kıyılmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Benim diyen : Kendine güvenen, güçlü olduğuna inanan.

Bir yemem diyenden kork bir oturmam diyenden : "oturmayacağını belirten konuk yatıya kalır, yemeyeceğini söyleyen de bir türlü doyurulamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Biz attık kemik diye el kaptı ilik diye : "bizim işe yaramaz diye vazgeçtiğimizi başkaları değerli buldu" anlamında kullanılan bir söz.

Buradayım diye bağırmak : Göze çarpacak bir yerde bulunmak.

Cup diye : Cup sesi çıkararak.

Davul dengi dengine diye çalar : "evlenecek kimselerin birbirlerine denk olması gerekir" anlamında kullanılan bir söz.

Dilenciye hıyar vermişler de eğri diye beğenmemiş : "hem gereksinim duyduğu konuda yardım istiyor hem de yapılmış olan yardımı küçümsüyor" anlamında kullanılan bir söz.

Harman yakarım diyen orağa yetişmemiş : "başkasına kötülük yapmayı tasarlayan kimse, kötülüğünü yapmaya fırsat bulmadan cezasını görür" anlamında kullanılan bir söz.

Hop diye : Birden, hızlıca.

İş olsun diye : Gereksiz bir hareketi belirtmek için kullanılır.

İstemem diyenden korkmalı : "bir şeyi istemem diyen, fırsat bulduğunda o şeyi elde etmek için aşırı hırs gösterir" anlamında kullanılan bir söz.

Keyfine diyecek olmamak : Mutlu ve huzurlu olmak.

Larp diye : Ansızın.

Ne diye : Nasıl bir düşünceyle, niçin?.

Pat diye : Ansızın.

Pof diye : Pof sesi çıkararak.

Şıp diye : "şıp" sesi çıkararak. hemen. ansızın.

Zınk diye durmak : Birdenbire durmak.

Zıp diye çıkmak : Beklenmeyen bir zamanda ortaya çıkmak.

Yargı : Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza.

 

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Herhangi : Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

Bir : Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Beraber. Aynı, benzer. Sadece. Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Eş, aynı, bir boyda. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).

Diye goya : Konuşa konuşa, konuşup anlaşarak.

Diye misin : Der misin

Diyebilme : Diyebilmek işi.

Diyebilmek : Deme imkânı veya olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "“Ne yazık ki geçtiğimiz yılda, göğsümüzü gere gere, işte zafer diyebileceğimiz pek az başarımız olmuştur.”" T. Halman.

Diyecase : Diyecek ise

Diyegörmek : Söylediğinde direnmek tekrar tekrar söylemek.

Diyek : Buzağıya, annesini emmemesi için takılan burunsalık.

Diyekden : Diyerekten

Diyel : Değil anlamında kullanılır.

Diyelek : Bir dilin ayrı gelişimler sonunda, öğrenilmeden anlaşılmıyacak dereceyi bulmamak şartıyla, yayıldığı alanın türlü yerlerinde gösterdiği değişik şekillere denir.

Diye ile ilgili Cümleler

  • Echo "Ah, o neden beni duymuyor" diye düşündü.
  • Ne diyecektim?
  • Kusursuzluk diye bir şey yoktur.
  • Diyebilirim ki o haklı.
  • Joseph beş dilde 'seni seviyorum' diyebilir.
  • Diyecek özel bir şeyiniz var mı?
  • Burak Tuğba'ya "O bir uyarı mıydı?" diye sordu.
  • Ali "bu sıkıcıydı" diye ekledi.
  • "Diye tenis oynar mı?" "Evet oynar."
  • Diyeceklerim bu kadar.
  • Diyecek bir şeyin yok mu Tom?
  • Diyecek bir şey bulamıyorum.
  • Diyelim bin doların vardı, onunla ne yapardın?
  • Değişiklik olsun diye özgün ol.

Diğer dillerde Diye anlamı nedir?

İngilizce'de Diye ne demek? : conj. that, so that, so, in order to

pron. that

Fransızca'da Diye : afin de, afin que, pour que; sous prétexte que

Almanca'da Diye : conj. dass

Rusça'da Diye : conj. чтоб, чтобы

prep. для