Saying türkçesi Saying nedir

Saying ile ilgili cümleler

English: Ali felt like going home and left without saying goodbye to anyone.
Turkish: Ali canı eve gitmek istedi ve kimseye veda etmeden gitti.

English: Ali can't stop Mary from saying what she thinks.
Turkish: Ali Mary'nin düşündüğünü söylemesini durduramıyor.

English: Ali couldn't blame Mary for saying what she did.
Turkish: Ali yaptığını söylediği için Mary'yi suçlayamadı.

English: Ali doesn't think Mary is saying what she really thinks.
Turkish: Ali Mary'nin gerçekten düşündüğünü söylediğini düşünmüyor.

English: Ali didn't regret saying no.
Turkish: Ali hayır demekten pişman olmadı.

Saying ingilizcede ne demek, Saying nerede nasıl kullanılır?

Saying amen : Bağlılık. İtaat. Körü körüne inanç. Bir duanın sonunda amin deme. Sadakat.

Saying hello : Merhaba deme. Bir kimseyi merhaba kelimesi ile selamlama hareketi.

Saying kaddish : Bir ölünün anısına dua söyleme.

Saying yes : Onaylayıcı şekilde cevap verme. Aynı fikirde olma. Evet deme.

As the saying goes : Derler ya. Meşhur tabiriyle. Ne demişler. Dedikleri gibi.

Gainsaying : İnkar etmek. Kabul etmemek. Reddetmek. İnkar etme. İtiraz etmek.

 

Assaying : Test etme. Cevherde metal çözümleme işlemi. Örnek alma. Ayarını bulma. Analiz etme.

There is no saying : Bilinmez.

Soothsaying : Kehanette bulunma. Dürüst. Kehanet. Gaipten haber verme. Kahinlik.

Go without saying : Aşikar olmak. Belli olmak. Söylemeye lüzum olmamak. Anlaşılır olmak.

İngilizce Saying Türkçe anlamı, Saying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Language : Dil. Dili. Edebiyat. Konuşulur. Mesleki dil. Lisan.

Gnome : Hikmet. Banker uluslararası. Cin. Cüce (peri masallarında). Banker (uluslararası). Cüce.

Ambiguity : İki anlamlılık. İki manalılık. İkircim. Anlam karmaşası. Anlaşmazlık. Müphemiyet. Muğlaklık. Şüpheli oluş. Anlam belirsizliği. Bir kavram, anlatım ve ölçümün anlamca kapalı ya da çokanlamlı olma durumu.

Idiom : Dil (bir gruba özgü). Ağız. Deyim. Lehçe. Karakteristik stil. Şive. İdyom.

Tongue twister : Dil sürçmesi. Tekerleme. Söylemesi zor sözcük.

Reded : Tertip. Nasihat. Tefsir. Masal. Anlatmak. Öğüt.

Expression : Ruh. Anlatım. İfade etme. Tasarlanan düşünceleri sözlü ya da yazılı olarak ortaya koyma. ilgili sözcükleri ve sözcük öbeklerini vurgularına önem vererek iletişimi tam sağlayacak biçimde okuma ya da konuşma. Deyim. Bilgisayar, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ton. Bir genin kendini ifade etmesi, fonksiyonel protein üretimi. Ekspresyon. Duygularını katma.

Dictum : Kanaat. Mütalaa. Görüş. Resmi açıklama. Müşahede. Hüküm.

Gnomes : Cüce. Cin. Cüce (peri masallarında). Hikmet. Banker (uluslararası). Banker uluslararası.

 

Expressions : Yüz ifadesi. Deyim. Eda. Anlatım. İbare. İfade. İfade etme.

Saying synonyms : agrapha, voice communication, sumpsimus, set phrase, dysphemism, loan translation, advice and consent, phrasal idiom, logion, calque formation, oral communication, spoken communication, anatomical reference, southernism, speech communication, saw, proverbing, speakings, shucks, that, mentions, breathing, in order that, say not, mottos, dixit, aphorism, epigraphs, impartation, speaking, for, pronounciation, rede.

Saying zıt anlamlı kelimeler, Saying kelime anlamı

Euphemism : Edebi kelam. Güzel adlandırma. Hüsnütabir. Öfemizm. Sert sözcüklerin yerine daha yumuşaklarını kullanma sanatı. Edebikelam. Örtmece.

Saying antonyms : dysphemism.

Saying ingilizce tanımı, definition of Saying

Saying kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A statement, especially a proverbial one. An aphorism. A proverb. That which is said. A declaration.