So many türkçesi So many nedir

  • Pekçok.
  • Belirli bir miktar.
  • Bu kadar.

So many ile ilgili cümleler

English: Ali was surprised that Mary recognized John after so many years.
Turkish: Ali yıllar sonra Mary'nin John'ı tanımasına şaşırdı.

English: After so many dates, they finally kissed.
Turkish: O kadar çok buluşmadan sonra, sonunda öpüştüler.

English: Ali never realized there were so many women working at his company.
Turkish: Ali şirketinde çalışan çok sayıda kadın olduğunu asla fark etmedi.

English: Ali doesn't want people asking so many questions.
Turkish: Ali insanların çok soru sormasını istemiyor.

English: Ali has memorised so many kanji that he can read books for primary school children.
Turkish: Ali ilkokul çocuklarının kitaplarını okuyabilecek kadar çok kanji ezberlemiş.

So many ingilizcede ne demek, So many nerede nasıl kullanılır?

So : Yeter. Şöyle. Özel düğüme geçiş damgası. Öyle mi. Güya. Kafi. Bu yüzden. Sol notası. Standart damga takımının çizisel damgaları yerine, üzerinde uzlaşma sağlanmış başka bir damga takımına geçiş için kullanılan bir düğüm genişletme damgası.

Many : Çok. Adl. Köp. Birçok. Kaç. Bir hayli. Hayli. Sürüsüne bereket. Bir yığın. Çoğu.

In so many words : Harfi harfine. Açık açık. Birebir bir şekilde. Uzun uzadıya. Açıkça. Açık seçik bir şekilde.

 

So amazed to : Çok şaşırmak.

So and so : Keza. Nitekim. Keza falan. Filan filan adam veya şey. Filan adam veya şey. Falan. Vesaire. Filan.

So as : Veçhile için ki. Amacıyla. Gibi suretle. Ki. -an şekilde. Kadar. Kadar gibi suretle. İçin. Gibi. -sın diye.

So as to : Ecek şekilde. -mek için. -mek amacıyla. Üzere. Amacıyla. -cek biçimde. -ecek bir şekilde. İçin. Diye.

İngilizce So many Türkçe anlamı, So many eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak So many ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Here you are : İşte karşımdasın. Buyurun. Söylemiştim sana. Buyur bakalım. Gördün mü. Buyur. Ne yaparsın ki. Al işte. Demedim mi.

This much : Bu çoklukta. Bunca. Bu kadar çok.

So : Yeter. Güya. Öyle mi. Böyle. Bu yüzden. Demek ki. Öyle. Kafi. Şöyle.

This : Buna. Bunu. Böylesine. Şu. Bu. İşbu. Bunun. Böyle.

Thats : O kadar. Ki. Şu. -en. -dığı. -diği. -an. Öteki. O.

That much : Şu kadar. Bu çoklukta. Bu şey. O kadarını. Bu miktarda. Bu kadar çok. Bu oranda. Bu kadarını. Bu miktar.

So much : O kadar. O kadar çok. Çok. Bunca.

Much : Çok. Köp. Fazlaca. Önemli şey. Pek. Çok şey. Hayli. Fazla. Sayılamayanlar için ne kadar.

That : Öteki. -diği. -en. Şu. İçin. -an. O. Diye. O kadar.

So many synonyms : thus much.