Thats türkçesi Thats nedir

  • -an.
  • -en.
  • Ki.
  • O kadar.
  • Öteki.
  • Şu.
  • Bu kadar.
  • O.
  • -diği.
  • -dığı.

Thats ingilizcede ne demek, Thats nerede nasıl kullanılır?

That beats cockfighting : Horoz dövüşünden de beter. Berbat bir şey.

That beats everyting : En iyisi bu. Canıma yetti. Bu kadar da olmaz.

That beats me : Beni aşar. Bu beni aşar.

That being so : Öyle olan.

That day : O gün.

That is not the case : Konu o değil. İşin aslı başka. Olanlar bu değil. Durum bu değil. Durum böyle değil. Olmuş olan bu değil. Konu bu değil.

That is no concern of mine : Beni ilgilendirmez.

That is all : İşin özü bu. Hepsi bu. Hepsinin özeti.

That is not done : Bu yapılamaz.

That does it : Hepsi bu. Durdur şunu. Bu yeter. İşte bu. Bu yeterli. Bu son vuruş.

İngilizce Thats Türkçe anlamı, Thats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tis : İt is. Onun.

The other : Sonraki. Öbür. Gayri. Başka. Başka türlü. Geçen. Diğer. Sair.

So that : -sin diye. İçin. Öyleki. Ta ki. Onun için. Bu durum üzerine. Öyle ki. Diye. O kadar ki.

That : Diye. İçin.

On earth : Yeryüzünde. Dünyada.

Whose : Sıfat olarak kullanılan yancümlenin başında bulunur. Ki onun. İsim olarak kullanılan yancümlenin başında bulunur. Kimin.

 

Here you are : Ne yaparsın ki. İşte. Buyurun. Buyur. Buyur bakalım. Demedim mi. Gördün mü. Al işte. Söylemiştim sana.

Oops : Hayır! (ilgi veya üzüntü haykırışı, örn. bir şeyin kazara meydana geldiği zaman). Hop!. Aman!. Ops. Hoop.

Apple polisher : Abd yağcı. Dalkavuk. Yağcı.

Farther : Uzak. Daha uzaktaki. Daha uzağa. Diğer. Bundan başka. Daha uzakta. İleriye. Uzaktaki. İlerdeki.

Thats synonyms : it, thus much, remaining, but, him, other, such, so as, her, this much, the who, quods, that much, alternative, but what, far, cestui, which, he, so, the farther, so many, whom, all that, who, the further, so much, that one, this, insomuch, oh, no less, to my surprise.