That is not done türkçesi That is not done nedir

  • Bu yapılamaz.

That is not done ingilizcede ne demek, That is not done nerede nasıl kullanılır?

That : -dığı. Ki. O kadar. -en. İçin. O. Şu. Öteki. -diği. Bu kadar.

Is : Uluslararası sistem. Olmak. -dır. Bilim adamları için bütün kalıcı metrik sistem (uzunluk, zaman, elektrik akımı, sıcaklık, ışık şiddeti, madde miktarı ve kütle temel ölçü birimleri ile). -dir.

Not : Yoksa. Asla. Gayri. Yok. Olmayan. Emes. Değil.

Done : Bıkmış. Yapılı. Olmuş. Yorgun. Kabul edilebilir. Bitmiş. Pişmiş. İyi pişmiş. Uygun. Bitkin.

That is not the case : Olmuş olan bu değil. Durum bu değil. Konu bu değil. Olanlar bu değil. Konu o değil. İşin aslı başka. Durum böyle değil.

That is : Yani.

That is another pair of shoes : Bu tamamen farklı bir konu. Bu kesinlikle ayrı bir konu. Bu başka bir ayakkabı çifti.

That is not the point : Konunun özü bu değil. Dip nokta bu değil. Meselenenin kalbi veya özü bu değil. Esas mesele bu değil. Bu marjinal bir nokta. Konu bu değil.

That is all : Hepsi bu. Hepsinin özeti. İşin özü bu.