So that türkçesi So that nedir

  • Öyle ki.
  • Bu durum üzerine.
  • Onun için.
  • O kadar ki.
  • Diye.
  • -mesi için.
  • -sin diye.
  • Ki.
  • Öyleki.
  • Böylece.
  • Ta ki.
  • İçin.

So that ile ilgili cümleler

English: "Knock knock, is anyone home?" "Go away!" "I can't hear you." "Okay, what is it?" "Allow me to introduce myself. I am Geronimo Stilton." "What do you want?" "Your Highness, allow me to cross your kingdom so that I can get—" "Denied." "But—" "Unless you're a true warrior." "Believe me when I tell you that I am NOT a knight." "So you have no sword?" "Not even one. I am not a knight." "How about a piece of the Triforce?" "I am NOT a knight!" "You look like a knight on this picture I found on your website." "I am not a knight!" "Then go away." "But... okay."
Turkish: "Tak tak, evde kimse var mı?" "Defol git!" "Seni duyamıyorum." "Tamam, ne var" "Kendimi tanıtmama izin ver.Ben Geronimo Stilton." "Ne istiyorsun?" "Ekselansları, Krallığınızdan geçmeme izin verin böylece ben-" "Reddedildi." "Ama-" "Eğer gerçek bir savaşçı değilsen." "İnan bana şövalye değilim." "Öyleyse hiç kılıcın yok? "Bir tane bile yok." " Şövalye değilim." "Triforce parçası için ne diyeceksin?" "Şövalye değilim!" "Web sitende bulduğum bu resimde bir şövalyeye benziyorsun." "Şövalye değilim!" "Hadi defol git." "Ama... Tamam."

English: Drink everything up, so that nothing remains inside.
Turkish: Her şeyi son yudumuna kadar iç, böylece içinde bir şey kalmaz.

 

English: Ali took out his cell phone so that he could take a selfie.
Turkish: Ali bir özçekim çekebilmek için cep telefonunu çıkardı.

English: Blow the horn so that car will let us pass.
Turkish: Kornaya bas böylece araba geçmemize izin verecek.

English: Eat your vegetables so that you will grow up to be big and strong.
Turkish: Büyük ve güçlü olmak için büyüyebilesin diye sebzelerini ye.

So that ingilizcede ne demek, So that nerede nasıl kullanılır?

So : Bu kadar. Standart damga takımının çizisel damgaları yerine, üzerinde uzlaşma sağlanmış başka bir damga takımına geçiş için kullanılan bir düğüm genişletme damgası. Şöyle. Kafi. Yeter. Özel düğüme geçiş damgası. Böyle. Güya. Bu yüzden. Sol notası.

That : -diği. -dığı. Öteki. O kadar. Şu. -an. Ki. Diye. Bu kadar. İçin.

So much so that : Hatta o kadar ki. Öyle ki. O dereceye ki. Şöyle ki. Zaten. O kadar ki.

So amazed to : Çok şaşırmak.

So and so : Filan filan adam veya şey. Vesaire. Keza falan. Filan adam veya şey. Keza. Falan. Nitekim. Filan.

So as : -sın diye. Kadar gibi suretle. İçin. Ki. Kadar. -an şekilde. Gibi. Amacıyla. Gibi suretle. Veçhile için ki.

So as to : -ecek bir şekilde. Ecek şekilde. Üzere. -mek amacıyla. -mek için. -cek biçimde. Amacıyla. İçin. Diye.

İngilizce So that Türkçe anlamı, So that eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak So that ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Insomuch that : O kadarki. Hatta.

 

Such that : Kadar ki. Öylesine ki.

In the interest of : -nın iyiliği için. Yararına. İn yararına. -ya yarasın diye. -nın faydasına. -sı içinde. -nın yararına. Menfaatine.

On behalf of : Yararına. Hesabına. -in adına. İn adına. Onun adına. -in yararına. Temsilen. Adına. Namına.

Thats : -diği. O. -an. O kadar. -en. -dığı. Şu. Bu kadar. Öteki.

Thence : Ondan dolayı. Oradan. O yüzden. Dolayısıyla. O sebepten dolayı. Bu yüzden. O yerden. O zamandan. Ona dayanarak.

Accordingly : Öylece. Öyle. Dolayısıyla. O doğrulukta. Bu yüzden. Bu nedenle. Bundan dolayı. Buna uygun olarak. Ona göre. Gereğince.

For : Dair. -e uygun. Uğruna. -e göre. Yüzünden. Dolayı. Namına. Zarfında. Şerefine.

As follows : Aşağıda gösterildiği şekilde. Aşağıda belirtildiği gibi. Aşağıdaki gibi. Şöylece. Şöyle ki. Aşağıda gösterildiği şekilde şöylece. Aşağıda gösterildiği gibi. Aşağıdaki gibi şöyle ki. Aşağıdaki gibidir.

Thus and so : Böyle böyle. Öyle. Şöylece. O şekilde. Şöyle. Bu şekilde. Öylece. Böyle. Şu şekilde.

So that synonyms : until, in order that, so much so that, because of, insomuch as, so as to, quod, so as, inasmuch as, in the cause of, named, who, that, to my surprise, on account of, thusly, since, as, but, thus, just like that, therefore, saying, in this way, on earth, called, quods, now that, apple polisher, seeing that, the who, but what, therefor.