As follows türkçesi As follows nedir

  • [#böyle Böylece].
  • Aşağıda belirtildiği biçimde.
  • Şöylece.
  • Aşağıda gösterildiği şekilde.
  • Aşağıda gösterildiği gibi.
  • Şöyle ki.
  • Aşağıda belirtildiği gibi.
  • Aşağıdaki gibi.
  • Aşağıdaki gibi şöyle ki.
  • Aşağıdaki gibidir.
  • Aşağıda gösterildiği şekilde şöylece.

As follows ile ilgili cümleler

English: In the introduction, the author is stating as follows.
Turkish: Giriş bölümünde, yazar aşağıda gösterildiği gibi belirtiyor.

English: The list is as follows.
Turkish: Liste aşağıdaki gibidir.

English: By way of conclusion he said as follows.
Turkish: O, sonuca bakarak aşağıdaki gibi söyledi.

English: My e-mail address has been changed as follows.
Turkish: Benim e-posta adresim aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

As follows ingilizcede ne demek, As follows nerede nasıl kullanılır?

As : Kadar. Dahi. Olarak. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. -dikçe. İrken. Çünkü. Diği gibi. Toplam sunum. Karşın.

Follows : İzlemek. Sürdürmek. Uymak. Sonucu olmak. Dolayı olmak. Sonra gelmek. Takip etmek. Dinlemek.

As a compensation : Hakkını vererek. Telafi olarak. Geri ödeme olarak. Bedel olarak.

As a consequence : Sonuç olarak. Bunun sonucu olarak. Bu nedenle.

As a consequence of : Sonucu olarak.

 

As a favor : Hatır için. Hatıra binaen.

As a favour : İyilik olarak.

İngilizce As follows Türkçe anlamı, As follows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak As follows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In this way : Böyle. Bu suretle. Bu minval üzere. Şöyle. Böylelikle. Bu şekilde. Böyle böyle. Bu yolla.

Thence : O zamandan. Ona dayanarak. O yüzden. Ondan dolayı. Bu yüzden. O yerden. Oradan. O sebepten dolayı. Dolayısıyla.

Thus and so : Şu şekilde. Böyle böyle. Öylece. Şöyle. Böyle. Bu şekilde. O şekilde. Öyle.

Thusly : Gösterildiği şekilde. Şöylesine. Belirtildiği gibi. Bu surette. Böyle bir yolla. Belli bir dereceye kadar. Öyle. Böyle.

Nominately : İsminde. İsmen. Yani. Bilhassa. Özellikle. İsmiyle.

That is to say : Demek ki. Bu demek oluyor ki. Bir başka deyişle. Yani. Bir başka ifadeyle.

Just like that : Öylece. Durup dururken. Bileğini çevirerek. Haber vermeksizin. Elini sallayarak. Böyle. Birdenbire. İşte böyle. İşte bunun gibi.

Namely : Olarak adlandırılan. Yani. Yani anlayacağın.

So that : -sin diye. Öyle ki. Onun için. Bu durum üzerine. Diye. İçin. Ki. O kadar ki. -mesi için.

As follows synonyms : as stated below, so much so that, thus.