All that jazz türkçesi All that jazz nedir

  • Bunun gibi şeyler.
  • Bu ve benzeri şeyler.

All that jazz ingilizcede ne demek, All that jazz nerede nasıl kullanılır?

All : Büsbütün. Tamamen. Tüm. Berabere. Katışıksız. Tümü. Her biri. Her iki taraf. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim. Hep.

That : Diye. Ki. O kadar. -en. O. -diği. Şu. -dığı. Bu kadar. -an.

Jazz : Caz. Hızlandırmak. Hız vermek. Zırva. Kafa şişiren. Caz çalmak. Caz yapmak. Ahenksiz. Hareketlendirmek. Gürültülü.

And all that jazz : Ve bunun gibi ıvır zıvır. Ve bunun gibi saçma şeyler. Ve bunun gibi bir sürü saçma şey.

All that : Üstün (argo terim). Öylesine. Özel. O kadar çok. Olan her şey. O kadar. Olağanüstü.

All that glitters is not gold : Parlayan her şey altın değildir. Her sakallıyı deden sanma. Görünüşe aldanma. Bazen değerli görünen bir şey tamamen değersizdir. Görünüşe aldanmamalı. Parlayan herşey altın değildir. Her parlayan altın değildir.

For all that : Bununla birlikte. Öyle olmasına karşın. Bütün bunlara rağmen. -e rağmen. Herşeye karşın. Buna rağmen. Buna karşın. Her şeye rağmen. Söylenen herşeye karşın.